Budakdoğanca Sözlüğü

 SÖZCÜK ANLAM
 ADAŞArkadaş, dost, yaren
 AGAAbi
 AĞIZ SÜTÜYeni doğuran hayvanını ilk sütü
 AHILHayvan barınağı
 AHLATDağ armudu
 ALTINA GİRMECESopa ile oynana bir oyun. Ebe sopasını çimenlerin üzerine atar. Oyuncular belli mesafeden sopalarını atarak ebenin sopasının altına girdirmeye çalışırlar. Oyuncunun sopası ne kadar girmişse avuçlayarak sayılır ve o kadar ebeye kama tıkılır.
 AMPACIBedavacı
 AMPIRsalak, sersem
 ANIZBiçilmiş buğday tarlası
 ANNIKTarla sınırı.
 ARETÇok samimi, candan arkadaş. (Kızlar kullanır.)
 ARETLİK (ARTLİK)Çok samimi, can arkadaş. (Artlik erkekler tarafından kullanır.)
 ARIŞÖküz arabası oku
 AVLUEvin bahçe kısmı
 AVRUZ (HAVRUZ)Lazımlık, oturak (tuvalet için)
 AYDAMAKAraba –Araç kullanmak.
 AYKIRLAMAK1- Önünü kesmek 2- Bir istikamete doğru hızlıca çekip gitmek. “ismayıl nere gitti ba..tepeye duuru aykırladı gitti.”
 AZIKTarlaya ,bahçeye çalışmaya giderken orada yenmek üzere yanına alınan yiyecek
 BABIYabancı kadın. (Alman - Bulgar kadını)
 BAKIR (BAKRAÇ)Bakır ağacının her iki tarafına takılarak su taşınan büyük, geniş kova
 BAKIR AĞACISu taşımak için kullanılın her iki tarafına bakırların asıldığı ağaçtan yapılmış kalın sopa.
 BALKANSarp ve ormanlık sıradağlar.
 BASMAKadınların giydiği desenli şalvar
 BAYNANMAKŞımarmak
 BAZLAMAYufka ekmeğinin küçüğü
BETÇirkin (“çok bet o, ona bakma” - manita için denilirdi)
 BILDIRGeçen yıl
 BILKIM BILKIMÇok etli hayvan
 BIRIŞKATraktör Arkasına Takılabilen Küçük Yük Taşıma Aracı.
 BİBİDişi hindi. (Bazı yörelerde “Hala” olarak kullanılır)
 BİCİYavru kuş ya da civciv
 BOSTANKavun, Karpuz ekilen tarla
 BOYUNDURUKÇift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember.
 BÖRÜLCEFasulye
 BÜĞELEK (BÖĞLEK)Yazın büyükbaş hayvanları ısıran bir çeşit sinek
 CIZMANAEkşimik ve yoğurtla yapılan, tepsi ile fırında pişirilince daha güzel olan poğaça türü yiyecek.
 CİMDAKİÇocukların oyun oynadıkları camdan yapılmış, içi renkli, yuvarlak bilye, misket.
 CİTTİRMEİnce bir sopanın esnemesi sayesinde tek hamlelik sekmesi sonucu ulaşabileceği uzaklığı atılması şeklinde bir oyun
 ÇANAKTabak
 ÇANGASu taşınan ya da yoğurt mayalanan küçük kova. (Bakırın küçüğü)
 ÇAPUTBez parçası
 ÇARIKİşlenmemiş sığır derisinden yapılan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı. (Eskiden köylerde giyilirdi.)
 ÇEKELPullukları kazımaya yarayan genellikle ahşap saplı ucu metal alet
 ÇEMBERKadın başörtüsü, yemeni, yazma
 ÇIMKIRIKİshal
 ÇİNGENE PİLİCİSıcak kanlı, sokulgan, girişken.
 ÇİNGİRDAKKoyunlara takılan çan
 ÇÖREKUfak kangal şeklinde yuvarlak ve yumuşak ekmek. Yağlı çörek, kil çöreği.
 ÇÜĞDÜRMEKFışkırtarak, kavis çizerek ayakta işemek.
 DAMAğır ya da evin yanına yapılan indirme, sarkıtma.
DANTELHer türlü iplikle örülen veya bir kumaşın kenarına işlenen türlü biçimde ince ve ağ görünümünde örgü, tentene
 DIRAGAMANÇapacı ekibinin başı, idare eden kişi
 DİBEK TAŞIKarşılıklı iki tokmak ile keşkek dövmeye yarayan, içi çukur taş.
 DİKELPancar çıkarma aracı
 DİVANKanepe
 DONŞalvar, Uzun paçalı pijama
 DONYAĞİç yağı.
 DÖŞEKYatak, yer yatağı. (yapağıdan yapılır)
 DÜVEİki yaşındaki inek
 DÜVENHarman öküzlerinin çektiği, altı sivri çakıl taşı ile döşeli olan, buğdayları saptan ayıran tarım aleti.
 EBE NİNEKöylerde sağlık işlerinden anlayan, kadınlara doğum yaptıran yaşlı kadın
 EKŞİMİK-İŞİMİKLor
 EMECEKEmzik
 ENAYİAptal
 ENCEKKöpek, kedi yavrusu
 ENSERÇivi
 ENTARİ-ANTARİUzun kadın giysisi, elbise, gömlek
 EŞGAREAçık açık
 EŞPEKLENMEKBir işi zamanında yapmamak, oyalanmak
 EVECİKHer şeyi çabucak olsun isteyen, aceleci
 EVLEKÇift sürerken ya da orak biçerken tarlayı parça parça bölmek. (250 mt2lik ölçü)
 FANİLAAtlet
 FASİLEFasulye.
 FIYDIRMAKFırlatmak, atmak
 FİLİNTABalkan savaşında kullanılan namlusu kısa, kurşun atan bir çeşit küçük tüfek.
FİSTANEtek
 FOLLUKTavuğun yumurtlaması için kümeste uygun yere saptan yapılmış bölüm
 GEGEKanca
 GELBERİKöy fırınlarında ekmek pişirirken külleri dışarı çekmeye yarayan alet
 GENEYine, tekrar
 GERDELKoyun sağarken kullanılan sağım kovası.
 GIYGIKeman
 GOCUKMont, kaban gibi kışlık giyeceklere verilen ad. İç tarafı, kıldan, tüyden ve yünden bir çeşit parka.
 GOLDURErkek hindi
 GORTMAÇYeni buzağılayan ineğin ilk sütünden yapılan bulamaç şeklinde yiyecek.
 GÖZERBuğday, gündöndü vb gibi şeyler elenen iri gözlü büyük kalbur.
 GUGUKÇUKKumru, yusufçuk
 GULİHindi
 GUUSLUK (GOGUSLUK)İlkokulda giyilen siyah onluk
 GÜBÜRÇerçöp, toz, pislik
 GÜNDÖNDÜAyçiçeği
 GÜTMEKHayvan otlatmak
 GÜVEKurtçuğu deri, yapağı, yünlü kumaş ve dokuma yiyen pul kanatlılardan bir böcek türüdür. Kelebek şekline dönüşmüş hali un, buğday gibi yiyeceklere zarar verir.
 GÜVEMMor renkli yabani erik, meyve
 HANEEv, aile
 HARALBüyük çuval
 HARMANTahılın dövülerek tanelerini samanından ayırma işleminin yapıldığı, özel olarak sıkıştırılmış sert toprak düzlük.
 HAYATEski Köy evlerinde bütün oda kapılarının açıldığı önü açık ve dışarıya bakan bölüm.
 HELATuvalet
 HEYHEYLENMESinirlenme
HORANTAEv halkı, aile fertleri
 IRGALAMAKİlgilendirmek. Örn. Beni ırgalamaz - Beni ilgilendirmez.
 IŞTINLAMAKonuşma, ses çıkarma
 IŞTINMASes etme, sesini çıkarma
 IŞTIRTarlada çıkan yabani ot.
 İBRİKTopraktan yapılmış su kabı, sürahi. (Şimdi plastikleri de var) Halk arasında söylenişi- yıbrık
 İDARE LAMBASIKöylerde aydınlanma için kullanılan gaz lambasının küçüğü, gece lambası yerine kullanılırdı.
 İĞİp eğirme aleti
 İĞBEOmuza asılarak elle gübre atmaya yarayan, iki bölmeli kıl çuval
 İNDİRMEEvlerin kenarlarına yapılan eklenti, sarkıntı, dam
 İNGEYenge
 İREZEKapı Kilidi
 İSKİRMEKKöpeği ısırması için kışkırtmak.
 İSLAİyi, Güzel
 İSRANİEkmek teknesindeki hamurları kazımaya yarayan demirden yapılmış alet
 İŞTİFANİp sarılarak döndürülen oyuncak. (Topaç)
 İYEBıçak bilemek için kullanılan alet, eğe.
 KAÇAMAKKızgın tereyağı ve mısır unu kavrularak yapılan yiyecek.
 KAKAVANBoşboğaz
 KAKTIRMAKİtmek
 KALBURBüyük gözlü elek
 KALPAKGündöndü kafası
 KAMA TIKMAOyunlarda skor birimi
 KANCIKDişi köpek
 KAPÇIKÇarık dili, buğday ve çeltik kabuğu
 KAPÇIK AĞAZLIAğızında bakla ıslanmayan, her şeyi söyleyiveren, geveze
 KAPÇIK AĞIZLIKapcık aazlı olarak kullanılır. Bakınız "susak ağızlı"
 KARAMIKBöğürtlen
 KARIKBahçede ve tarlada su için açılan yol
 KATIKYemek
 KAVRAMAOraktan büyükçe buğday biçmek için kullanılan alet.
 KAYKIDik (Selim Altay’ın ineğinin adı)
 KAYMAKLIBir çeşit börek
 KAZALBodur meşe ağacı
 KEBE (KEPENEK)Çoban giysisi.
 KELEKOlgunlaşmamış kavun karpuz.
 KENEFHela
 KESMİKİyi dövülmeyip kılçık ve kabuklarıyla karışık kalmış taneli saman
 KEVGİRHaşlanmış yiyeceklerin sıvılarını ya da kimi sıvıları süzmek için kullanılan, delikli, genellikle yuvarlak biçimli mutfak kabı, süzgeç
 KILLATTINÇok iş yaptın da gördük.
 KIRIMSAKırağı, yeri beyazlatacak kadar yeri yağan kar.
 KIRKILMATıraş olma
 KIRKIMKoyunların yünlerinin kesilmesi
 KIRLAMAKEvi terketmek, kaçıp gitmek. Örn. Bubasına kızdı kırladı gitti.
 KIYMIKEte batmış küçük ince tahta parçası. Çıkarmak için iğne gerekir.
 KIZANKüçük çocuk
 KİLEİki tenekelik ağırlık birimi, tahıl ölçeği
 KİREZKiraz
 KOFLAKSüt dişleri dökülen çocuklar için kullanılan kelime.
 KOLİBAKulübe
KOLİKKöy fırınında normal ekmek ile birlikte çocuklar için yapılan yuvarlak küçük somun ekmek.
 KOMBAKTakla
 KORUKEkşi ham üzüm ya da olmamış küçük meyve
 KOSAEkin biçmeye yarayan alet, tırpan
 KOTİKAEl arabası
 KOTİŞMalak, Manda yavrusu (Kurt Mehmet’in sözü. “Ayda Kotişleri”)
 KOTRAAhırda, buzağıları kapatmak için ayrılan küçük bölme
 KÖSEKısa boylu
 KUFAKova
 KUKUMAVBaykuş
 KUKUMAVBaykuş
 KULUNÇSırt
 KURULUKAraba hangarı, malzemeleri yağmurdan koruyan yer.
 KUŞLUKÖğleden önce
 KUVALAKHavalı, görmedik, gösteriş meraklısı, diğer insanların ilgisini çekmeye çalışan. "bırak şu kuvalaa, sıfır araba aldı diye avasından geçilmiyi"
 KUZUMKardeşim
 LANGIRDAMAKBoş yere çok konuşmak. "Nakere konuşuyor"
 LEĞEN (İLEĞEN)Çamaşır yıkamak ve yıkanmak için kullanılan, bir karış derinliğinde saç ya da plastik kap
 LÖKÜSLüks lambası
 MACIR-MUHACİRBalkan Göçmeni
 MARABAYINOrtamdaki herkese merhaba, çoğul merhaba.
 MARİBayanlar arasında seslenme biçimi
 MAŞATLIKGavur (Gayrimüslim) mezarlığı. Köyümüzde göletin yerinde ve Arpalık mevkiinde vardı
 MAŞİNGAÜzerinde yemek yapılan, ekmek yapmak için fırını da bulunan soba (kuzine sobası)
 MAYISSığır pisliği
MAYTAP GEÇMEKDalga geçmek
 MERETUğursuz, hayırsız, kötü, işe yaramaz
 MISMILAynısı, tastamam, tıpatıp, çok güzel
 MOÇAMAKLI SOPASon kısmı kalın ve çomak şeklinde sopa
 MODURDANMAKKendi kendine söylenmek.
 MOMALİGAHamur piştikten sonra üzerine süt dökülerek yapılan yemek
 MUSELCimdaki oyunlarında çizilen üçgenin içindeki cimdakiyi dışarı çıkararak kazanılan oyun
 MÜZEVİRCİDedikoducu, bir şeyi hemen başkasına yetiştiren
 NACAKKüçük balta
 NAKEREBoşuna (Şinasi Elbasan çok kullanır.)
 NAMAZLASeccade
 NAŞTIRAPAMetalden yapılmış kulplu su bardağı, maşrapa
 NODULÜvendirenin ucundaki çivi.
 OKLAAOklava
 ORAKBuğday biçmeye yarayan yarım ay biçiminde tırtıklı, ağaç saplı kesici alet.
 ORAZHoroz
 ÖDLEKCesaretsiz
 ÖĞÜNYemek vakti, (üğün, öyün gibi söylenir)
 ÖREKEEğrilmekte olan yün, keten vb. şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek
 ÖŞELEKSoyulmuş mısır koçanı
 PABIÇAyakkabı
 PALAÇORDağınık, üstüne, başına bakmayan
 PALEKüçük köpek, birilerinin peşine takılan, takip eden anlamında da kullanılır. "Araba palesi gibi peşimde dolaşma."
 PANÇAAvuç, avucun alacağı kadar. Pançalamak-avuçlamak.
 PANGALLIKçayır, çimen, meralık.
PAPARABayat veya taze ekmeğin üzerine süt dökülerek yapılan harika bir kahvaltı çeşidi. Tuzlu ve tatlı yapılabilir.
 PATİKÇocukların giydiği naylon ayakkabı
 PATİKADar yol
 PATKANNormalden büyük iri fare, sıçan.
 PATOZHarman makinası
 PEÇKAEvlerin içinde olan hem ısınmak hem yemek pişirmek için kullanılan topraktan yapılmış soba. Arnavutçadan dilimize girmiştir.
 PEKSİMETUzun yıllar bayatlamadan dayanabilen ve genellikle savaş, kıtlık gibi durumlarda tüketilen ekmek çeşididir.
 PERÇEMÖnleri düz ve kısa olan, yanları 2 numara kesilmiş saç.
 PEŞKİRDokuma el bezi, Havlu
 PEŞTİRE (PEŞTERE)Köyümüz mezarlığında, mezar kazıldıktan sonra mevtanın konulması için yanlama kazılan bölüm, oda
 PEYKEGenellikle eski kahvelerde ve evlerde bulunan, duvara bitişik alçak, tahta sedir, kerevet.
 PIDİKKöpek Yavrusu, pale
 PIRILDAKTahtadan yapılan pervane
 PIŞTİRİKSopa ucuna takılan füzeye benzeyen oyuncak. (İkinci bir sopayla oyuncağın takıldığı sopaya vurularak havaya fırlatılır.)
 PITIRAKTarlalarda insanın ayaklarına yapışan dikenli ot
 PİNAVUTKöy fırınına ekmek atmak için kullanılan, 8 veya 10 bölmesi olan uzun ekmek tahtası.
 PİYAZLAMAKBir çıkar sağlamak amacıyla birini aşırı ölçüde övmek; birini kandırmak, aldatmak için dil dökmek.
 POTURÇuhadan yapılmış aba pantolon.
 POTURDAKMotosiklet.
 PURNİKÖzellikle başkasının içkisinden bir yudum almak. "Sen de amma purnikçisin"
 RAHLESehpa
 SABANTarlayı ekilir duruma getirmek için çift süren hayvanların koşulduğu, ağaçtan yapılmış olan ve uç kısmına demir uç takılan tarlayı sürmeye yarayan tarım aracı. Ağaç pulluk.
 SAĞMALSağılan hayvan
 SAKİLSakar, şaşkın, safçana
 SAKLAMBAÇLI MAMÜLEOyunda bir ebe vardır. Diğer oyuncular saklanır. Ebe sobelemeden önce hedef teneke kutuya vurmaya çalışılır.
SALLANGAÇSalıncak
 SAMAN LODASIÇavdar saplarından daire biçiminde yapılan, içine saman konularak üzeri naylon ile örtülen saman deposu
 SAMSIBir dilim.
 SAVUŞMAKGeçmek, geçip gitmek
 SAYAKoyun, keçi barınağı
 SAYVANT1.Üstü örtülü davar ağılı. 2. Damın ön duvardan taşarak oluşturduğu üstü kapalı yer.
 SEFTEİlk
 SEKTİRMESopanın yerde sektirilmesiyle oynanan oyun. (Oyunun devamı ayakkabı delmecedir)
 SELEKBoynuzunun biri kırık hayvan.
 SERGENTabak konulan açık raf.
 SETREDüz yakalı, önü tek ilikli, çuhadan yapılmış elbise, ceket
 SIĞIRBüyükbaş hayvan
 SIYIRGAAğaçtan yapılmış harmanda tınazı toplamada kullanılan alet.
 SİNİBüyük tepsi
 SOMAKÇene-burun anlamında.
 SOMAK ŞİŞİRMEKYüzün bir bölümünü şişirmek suretiyle memnuniyetsizlik belirtmek, trip atmak.
 SUNDURMA1.Evin çıkıntı bölümü, cumba 2.Eski köy evlerinin önünde yağmuru, güneşi engellemek için kapı üstüne ya da duvar önüne yapılan saçak.
 SUSAKÇamaşır yıkarken sıcak su almak için kullanılan, kabaktan yapılmış kepçe (Boş konuşan, lafazan, avanak anlamında da kullanılır)
 SUSAK AĞIZLIAnlamsız konuşan, geveze, boşboğaz. Kapçık ağızlı ile aynı anlamda kullanılır.
 SUVANSoğan
 SÜMEKTaranmış temizlenmiş eğirmek için örekeye takılan yapağı.
 SÜNEPEUyuşuk
 SÜNMEKUzamak (Örn. Ağır taşımaktan kollarım sündü)
 SÜPÜTTÜRÜCÜYolları düzleyen araç, greyder
 SÜVENÖküz arabasında kanatları tutan kalas.
ŞAKITMAKYapılan bir işin beğenilmemesi.
 ŞAPİTYemek yerken ağzını şapırdatan, ağzındakileri sağa sola saçan
 ŞAPLAKŞamar, tokat
 ŞARPAEşarp, Tartma, Başörtüsü
 ŞAVKIşık
 ŞILAKParlak
 ŞIRLAAN YAĞSıvı Yağ (Ayçiçek yağı)
 ŞİLTEMinder
 ŞİŞİRGENBalon
 ŞOLDURMAKKüçük şelale. (Köyümüzde, Hasanağa gölüne dereden gelen ve yüksekten akan suya denilirdi)
 ŞOPARÇingene çocuğu
 ŞOSETaş Yol
 ŞOŞANYünden Örülmüş kadın çorabı
 TALİKAAt arabası
 TAPANTarlayı tohum ektikten sonra düzlemeye yarayan alet
 TARAŞTarla, bağ, bahçe vb. yerlerden toplanan üründen artakalanlar.
 TARAŞLAMAKTarla hasadından sonra arta kalanları izinsiz toplamak.
 TARTMAKöylü kadınların kullandığı eşarp, şarpa, başörtüsü.
 TAŞLI MAMÜLEHedef olarak dikilen bir teneke kutuya, belli mesafeden taş ile vurmaya çalışılan oyun. (Oyunda bir kişi ebedir.)
 TAVLAMAKız ya da erkek ayarlama
 TE BEYAİşte bu, işte anlamında
 TE ORDA (TORDA)İşte orada.
 TEMİNAz önce
 TETEBüyük teyze
 TEVEKELSaf, salak, yarım akıllı
TEZEKYakıt olarak kullanılan kurutulmuş sığır dışkısıdır
 TEZGEREMalzeme taşımak üzere kullanılan dört kolu olan ve iki kişi tarafından kullanılan alet. (Sedye)
 TIKIZSert, yoğun
 TINAZYığın haline getirilmiş harmanda dövülmüş samanla buğday tanelerin karışık hali.
 TIRIŞKADik, işe yaramaz.
 TOKMAKAğaçtan yapılmış çekiç.
 TOKURCUNDemet yığını, dokurcun da denir
 TOSPAKaplumbağa
 TUTAMTek avuca sığan parça
 TUYANŞişman, kilolu
 TÜNEKKümes içinde ya da yazın dışarıda kümes hayvanlarının gecelemesi için uzun ağaçların yere paralel olarak konulması ile yapılmış bölüm
 UÇKURDon lastiği
 ULAM ULAMAkın akın
 URBAElbise, kıyafet
 URGANKeten, kenevir, pamuk, jüt gibi türlü dokuma maddelerinden yapılan ince halat. Büyükbaş hayvanların bağlığı ip.
 USTURUPLUYerli yerinde münasip, düzgün
 ÜMÜKBoğaz, gırtlak, imik
 ÜTMEKOyunla elinden almak.
 ÜVENDİREÖküzleri dürtmek için ucunda çivi olan uzun ince sopa
 VELESPİTBisiklet
 YABAAğaçtan yapılmış harmanda kullanılan dirgen
 YALABIKPürüzsüz, kaygan yüzey
 YALAKHayvanların su içtiği yer
 YALAZAAteş
 YANTİRİDüzenbaz, üçkağıtçı
YAPINMAK1-Hazırlanmak, süslenmek (dışarı çıkmak için) Örn:"kime yapındın mari bu kadaa" 2-Alkol almak, kafası güzel olmak.
 YARDIRMAKKaçmak, tüymek. Argoda hızlı gitmek, acele etmek anlamında kullanılır. "Bre kızan kaçarken yardırıyı", "Zoru görünce yardırarak gitti"
 YAŞMAKBaş örtüsü
 YATIKTahtadan yapılmış su testisi. (Tarlaya su götürmek için kullanılır.)
 YAVŞAKBit yavrusu, sirke. Arkadaşlıkta ikili davrananlara da denir.
 YAYIKYoğurttan tereyağı ve ayran elde etmek için kullanılır. Ağaçtan yapılmıştır.
 YELESİMEKKesilmiş olarak beklemiş kavun veya karpuzun bozulmaya yüz tutmuş hali
 YELVEGömlek, Mintan
 YIVRILMAKYatmak, yan yatmak. “Çok yoruldum, şuraya yıvrılıp yatayım.”
 YONGAKesilen, yontulan veya rendelenen bir şeyden çıkan parça.
 YÜKLÜKYatakların konduğu seki, yüksekçe yer
 YÜKLÜKYatakların konduğu seki, yüksekçe yer
 YÜKSÜNMEKÜşenmek
 ZABINZayıf, hafif, güçsüz rakip gibi
 ZAMKİNAKonuşma sırasında adı o anda akla gelmeyen her türlü cisim. (Orhan Sağlam kullanır)
 ZAVRAKKonuşma sırasında adı o a akla gelmeyen her türlü cisim. (Rahmetli Fahrettin Tabak kullanırdı)
 ZEBİLBol bulunan, çok
 ZELVEÇift öküzünün boyunduruktan çıkmaması için boynunun iki yanından boyunduruğa aşağıya doğru geçirilen çubuk.
 ZEMBİLHasırdan yapılmış 2 kulplu sepet, pazar çantası
 ZEVZEKGeveze. (Zevzeklik etme.)
 ZIBARMAKYatmak, uyumak. (Zıbardı-Sarhoş olanlara söylenen bir söz)
 ZIKKIMZehir, ahu. Birine kızınca "zıkkımın kökünü ye" denir.
 ZILGITAzar. (Zılgıtı yedi.)
 ZIVANAGündöndü kesmeye yarayan, uç kısmı biraz kıvrık, keskin yüzü tırtıklı, sapı ağaçtan olan küçük bıçak
 ZİBİDİDüşük kılıklı.