Gelenek ve Göreneklerimiz – Düğün


Cuma günü gecesi başlar. O gece geline kına yakılır. Cumartesi günü öğleden sonra oğlan evinde düğün başlar. Cumartesi gününün gecesi düğün hediyeleri getirilir. Bir kişi kimin ne hediye getirdiğini bağırarak söyler. Kimin ne hediye getirdiğini söyleme işini 1970-1990 yılları arasında Resmiye ULUDOĞAN yapmıştır.

Pazar sabahı gençler erkenden kalkarak (zaten hiç yatmazlardı, bütün gece kahvede davul-zurna çaldırırlar, davulcuları köye geldiklerine geleceklerine pişman ederlerdi.) davul-zurna eşliğinde damadı kaldırmaya giderler. Pazar günü köyün tüm erkekleri ve gelen misafirlere yemek ve içki verilir. Kız, kendi evinden alayla alınıp davul–zurna eşliğinde gençler oynayarak oğlan evine gidilir.
Alayın kız evinden oğlan evine gitmesi 1-2 saati bulur. Eğer kız köy dışına gidiyorsa gelin alayla köyün dışına kadar uğurlanır. Gelin dışarıdan köye geliyorsa yine gençler alayı köy dışında karşılarlar ve oynayarak oğlan evine getirirler. Oğlan evinde gelin kaptırılır.

Kız dışarıya verilirse Köy Gençleri damadın babasından “Toprak Bastı Parası” alırlardı. Bu parayla kendilerine içkili eğlence düzenlerlerdi. (1976 yazında Toprak Bastı paraları ile Tekirdağ Kumbağ’a 22 kişilik ekip denize gitmişti. Denize Vatan’ın Magirus minibüsü ile gidilmişti ve yolculuk boyunca Ali PEHLİVAN ve Fikret AÇIŞ halk ozanları tarzında atışmalar yaparak geziye katılanları eğlendirmişlerdi.) Bu gelenek halen sürdürülmektedir.



