Ziyaretçi Defteri
2675 kayıt.
selam internette köyümüzün sitesi olması çok güzel hazırlık aşamasında emeği geçenlere teşekkürler.
Ne güzel yazmışsın Şaban abi ,eline,diline yüreğine sağlık…senin yazdıklarını okuduktan sonra şöyle bir geriye baktım…daha 11-12 yaşında çocukken Necmettin Hocamızın çabalarıyla organize edilen köye gazete getirilmesi için para verdiğimi hatırlıyorum.Bundan 30 yıl önce köye hemen her gazete gelirdi,Nazmi Dayı (VATAN) ile Rahmetli Mehmet AÇIŞ’ın gazetelerin bulmaca sayfaları ile nasıl cebelleştiğini hatırlıyorum biraz da Remzi KIYICI’da vardı galiba bu bulmaca tutkusu, O’nu da bulmacanın kutucukları içine harfleri özene bezene yerleştirmesinden hatırlıyorum…. Yine gençlik yıllarımızda ramazan aylarında davul çaldığımızı ve topladığımız bahşişlerle köye top aldığımızı forma aldığımızı hatırlıyorum.Mehmet abinin minibüsü ile topluca Vakıflara Denize gittiğimizi hatırlıyorum…Yine Necmettin Hocanın çabaları ile düzenlenen ve Geleneksel hale getirmeyi planladığımız ancak yanılmıyorsam 3 tane düzenleyip devam ettiremediğimiz TAVLA TURNUVASANI hatırlıyorum..O küçücük köyde 5-6 voleybol takımı oluşturup köy içi turnuvaların düzenlendiğini hatırlıyorum.Bunların hepsi paylaşıma,dayanışmaya güzel örnekler….Bundan daha eski yıllara ait benim yaşım itibarı ile içinde olamayacağım kim bilir ne kadar çok değerli paylaşımlar olmuştur…….
NOT:KÖYE GAZETE GETİRME OLAYINI BU SATIRLARA AKTARMAYI PLANLAYIP CÜMLELERİ BAĞMLAYAMAM ENDİŞESİ İÇİNDE OLAN REYHAN HOCAMIZA ATILAN BİR ÇALIMDIR GAZETE OLAYINI BURAYA AKTARMAM
Budakdoğanca;Trakyanın en batısındaki köy,özgürlükten ve dayanışmadan yana insanların yetiştiği diyar. Bizim köyümüz...Eskiden kendi iradeleriyle bir araya gelerek mecilerle,imecelerle dayanışma içinde yaşayan insanımız,bugün farklı yerlerde yaşasalar da bu geleneklerini sürdürüyor.Açılan internet sayfası aracılığıyla da tüm dünya bunu öğreniyor. Emeği geçen bütün Budakdoğancalılara saygılar...çünkü Onlar tıpkı anne babalarımızın vaktiyle radyoyu en erken köyümüze getirmeleri gibi,çağımızın en büyük iletişim aracı olan internette köyümüzün sayfasını en erken açanlar.hepsini yürekten kutluyorum.
NEDEN ALO DİYORUZ? yazısı için bir düzeltmede bulunarak kamu oyuna yanlış bilgi verilmemesini temenni etmekteyim. Evet denildiği gibi belki de Grahambell'in sevgilisinin baş harflerinden Alo sözcüğü elde edilmektedir. Fakat Alo denmesinin sebebi bu değildir. Alo sözcüğü merhabadan gelmektedir. İngilizler telefonu HELLO diyerek, İspanyollar HOLA diyerek açmaktadır. Bizde bunu kendi dilimize Alo diyerek getirmekteyiz. Ama Mehmet KIYICI'nın telefonu BUYRUN diye açmasını filologlar hala araştırmakta ve bunun nerden geldiğini ise bulamamakta ve bir çoğu bunu paradox olarak nitelendirmektedir. =)
UMUT, GÜZEL BİR ŞEYDİR...UMUT, BELKİDE HERŞEYDİR...Merhaba sevgili Arkadaşlarım.Maalesef bu sözler bana ait değil.Ben bu sözü, "Esaretin Bedeli" adlı bir filmden hatırlıyorum...Bütün her şeyini kaybeden bir insan, sadece umutlarına tutunuyor ve kazanıyor hayata karşı savaşı...Demekki, umut önemli bir şey. Bu dünyada ne olursa olsun, umutlarımızı yaşatmamız lazım sonuna kadar...Nasılsa ölüyoruz ve öbür tarafa hiç bir şey götüremiyoruz. Gelin, umutlarımızı götürelim.Bakarsınız orada bir işe yarar...(Tövbe estağfurullah.)...Evet arkadaşlar, gelin hep yeşersin umutlarımız.Ve sonrada açsın kırmızı beyaz çiçekler gibi...Onları hiç soldurmayalım mümkünse...Kelebekler bile böylesine umutlu ve rengarenk uçarlarmıydı acaba,,,bu dünyada sadece 1 gün ömürleri olduğunu bilseler...,,,Şimdi biri çıkarda; ne umudu kardeşim. Biz burda zor geçiniyoruz, sen umuttan bahsediyorsun...Umut karın doyururmu? Ne yani, her gün; sabah umut çorbası, öğlen umut kızartma, akşamda umut fırında,,,olabilirmi böyle bir şey...Umut yenirmi,,,dermi?...Haklısın abi, parasız umudu ne yapasın. Ve de umut tabiki yenmez. (zaten kimsede yemedi.!!!) Değerli arkadaşlarım, umutsuzluğunda ne kadar kötü olduğunu, sizlerde çok iyi biliyorsunuz. Umudu tükenmiş bir insan çok zorlanır, bu zalim hayat karşısında...Allah kimseyi umutsuz bırakmasın...İşte son örneğimiz,,,Genç bir adam, aşıkmı aşık, yani ölesiye seviyor ve de umutlu.Sevdiği için yapamayacağı şey yok...Fakat devran dönüyor, şartlar değişiyor ve olmuyorda olmuyor...Haliyle umutlar soluyor ve hayaller ölüyor...Ne yapsın?...,,,Arkadaşlar ben bunun yorumunu yapamıyorum ve sözü rahmetli büyük ozan AŞIK VEYSEL,E bırakıyorum. Büyük bir ihtimalle şöyle derdi, üstat; "BİR KALEMİM BİRDE KAĞIDIM OLSUN,,,ESEN YEL FERYADIM AĞIDIM OLSUN,,,YAKINMAM YOKLUKTAN YAKINMAM DERTTEN,,,AĞLARSAM GECELER ŞAHİDİM OLSUN..." Saygılarımla...
Selam Egemen; Sitemizi incelemene ve beğenmene çok sevindim. Ayrıca köyü çok sevdiğini belirtmen çok hoşuma gitti. Budakdoğancalı olupta halen köyünü bilmeyen çocuklar var. Gerçi suç çocukların değil, babalarının. Yine buradan herkese duyurmuş olayım: Çok yakın zamanda kamera faliyete geçecek ve site icinde online olanlarla chat imkanı olacak . O zaman sitemiz ger zaman hareketli ve daha canlı olacak. Egemen sitemize yazdığın için teşekkürler, bana hangi sınıfta okuduğunu da iletirsen sevinirim. İyi tatiller.
Selam Cumhur; Sitemizi ziyaret temene sevindim. Ama daha güzel yorumlarını bekliyoruz. Sadece "yog" yazmışsın.Biraz detaya inersen sevinirim. Ayrıca sitemize üye olmanı da bekliyoruz. Babna selamlar. İyi tatiller.
(açışlardan nesrinin oğlu egemen) ben köyümüzü çok seviyorum köyümüzü internette görünce çok hoşuma gitti.en yakın zamanda tasarım aşamasındaki katagorileri yayında görmek isteriz.
yoq
Entersan bir adam Cem TAKŞAR..... Yeğenimin sünnet duyurusunu yapın diye feryat ediyor ama düğün konusunda hiç bir bilgi vermiyor..Necmettin hocam ikaz ediyor bilgileri gönder yayınlarız diyor..Cem kardeş bilgileri gönderiyor ama eksik... Alay nereden kalkıyor...Mevlüd nerede adres yok... Cem köyümüzden yetişmiş efendiliği ön plana çıkan değerli bir kardeşimiz.Eksik bilgi verme konusunda eline kimse su dökemez,Yaklaşık bir yıl kadar önce babası evin pencerelerini pimapen yapmak için gelmişti kabaca bir ölçü olsa fiyat çıkarabiliriz dedim,ve Cem'e telefon ettik Pencerelerin ölçüsünü al gel diye..Babası beklemedi gitti..... Cem geldi pencerenin ölçüsünü getirdim abi dedi...Pencerelerin enini ölçmüş boylarını ölçmemiş :)) ..... yeğeninin düğünü konusunda bilgileri taksit taksit vermesi gayet doğal 🙂 Umarım kendi düğününün bilgilerini tam verirsin Cem kardeş...
necmettin abi oğuz han ın mevlüt temmuz 4 saat 2 de alay temmuz 5 saat 6 da düğün temmuz 5 küçük sanayi sitesi
Sevgili Cem, Oğuzhan'ın düğün tarihini ve yerini, alay saatini, varsa mevlüt saatini ve yerini bildirirsen hemen duyurulara yazarız. Selamlar...
Sevgili Arkadaşlarım...Nasılsınız, iyi misiniz? İnşallah iyisinizdir.Beni soracak olursanız, hamdolsun iyiyim ve de sağlığınıza duacıyım.!!! pardon, arkadaşlar bu kelimeler yine çok eski zamanlardan...Haberleşmenin bu kadar kolay olmadığı o yıllarda yazdığımız mektuplar, genellikle böyle başlar ve,,,"küçüklerin gözlerinden, büyüklerin ellerinden öperim" diyerek bitirilirdi...Bilmek isterdim, 17-18 yaşında genç kardeşlerim acaba bu güne kadar kaç mektup yazdılar.Ben bile en son, kaç sene önce mektup yazdığımı çoktan unuttum....Bazen düşünüyorum da,,,özellikle genç arkadaşlarım; abi, valla sen mazide takılıp kalmışsın. Biz mecbur muyuz senin eski günlerini ve anılarını dinlemeye, sen ammada eski modelmişsin.(65 model) Çık artık oralardan, çık ta gel günümüze, duman ettin bizi,,,diyerek beni eleştirip, eleştirmediklerini çok merak ediyorum.Ben bu örnekleri verirken, belki diyorum genç kardeşlerim bundan feyz alırlar, eski zamanla, şimdiki zamanı kıyaslayıp hayatın değerini daha iyi anlarlar.Ama onların buna ihtiyaçları da olmayabilir.Görüyorum ki, şimdiki gençlerimizin hepside cannavaro gibi.Maşallah...Arkadaşlar, benim buradaki amacım, sizlere sadece biraz tebessüm ettirebilmektir.Eğer bunu başarabilirsem duyacağım mutluluk, Nobel edebiyat ödülü alan Orhan Pamuk,un mutluluğuna, inanın iki tur bindirir... Özet olarak şunu söylemek istiyorum;internet güzel şey…… çok kolay,çok seri bir haberleşme yolu…Ama elinize kağıdı kalemi alıp mektup yazmak o zarfı yalayıp kapadıktan sonra postalamak başka bir keyif..hele hele postacının getirdiği mektubu heyecan ile açıp okumak çok daha büyük bir keyif…Sevdiklerinize mektup yazın…Askerde ki sevgilinize,eşinize doztunuza belki akrabanıza mektup yazın ve o heyecanı yaşayın..yaşatın… Sevgi ve Saygılarımla...
Selam Gülten Öğretmenim; Sitemize duygu ve düşüncelerini yazdığın için teşekkürler. Köyde Festival fikri çok güzel. Belki bu yaz için geç ama gelecek yaz Haziran sonu-Temmuz başı gibi, kimse tatile çıkmadan köyde bir şenlik yapılabilir. Bunun öncesinde Ekim ayında Köylülerimizle bir Yemek planlıyoruz. Size iyi çalışmalar.
Sitenize birkac kez girdim okudum,inceledim ve sonunda dayanamadim,pek beceremesem de ziyaretci defterine birseyler yazmak istedim ben de.Daha once bir koy taniyordum.Koyde yetisip baska bolgelere giden gencler,her yaz bir festival duzenleyip koylerinin sesini cevreye duyuruyor ve ayni zamanda yabancilasmamayi,kaynasmayi sagliyorlardi.Ne kadar guzel diyordum.Insanlar hirsla kinle birbirlerini yiyeceklerine,yardimlasmayla dayanismayla basariyi buluyor.Simdi bizim koyumuzde de ayni dayanismayi gormek ne guzel.Boyle bir site hazirlamayi dusunenleri ve uygulamaya koyanlari kutluyorum.Daha da guzel gunlere...
üye olanların mail adresleri toplu olarak gözükmüyor mu?
Budakdoğanca için yapılan çalışmalarınızı dostum ve çok sevdiğim değerli abim YILMAZ FINDIK sayesinde ilgiyle izliyorum.Bazı kişilerin yaptığı köy siteleri amaçları dışında kullanılıyor.Hepinizi... çiginizin dışına taşmadan gönül vererek
yaptığınız bu çalışmalardan dolayı kutluyorum.
Çalışmalarınızda başarılar dilerim..herkese selamlar..
Merhaba,
Gerek iş yoğunluğu gerekse okulların tatil olması ile beraber evdeki bilgisayarda bana sıra gelmemesi sebebi ile uzun süredir yazamadım.
Aziz ve Muhterem yeğenlerim Cem ile Emre’nin dalaşmasından anlaşılıyor ki sitemizin soruları Üniversite bahçelerinde tartışılır bir hal almış… …… : ) bundan büyük mutluluk
duyduğumuz belirtmek isterim..
Faruk dostumuzu hayranlıkla izliyoruz.Siteye her girişimde elim ziyaretçi defterine gidiyor belki Faruk bi şeyler yazmıştır da neşeleniriz umudu ile… Devam et abicim eline,diline,yüreğine sağlık…. Hemen her yazında acaba fazla mı oluyorum hissini uyandırma.Bu siteye bütün Budakdoğancalıların her gün yazabileceği kadar yer var..İçin rahat olsun…Hem şunu da unutma siteyi takip eden her beş kişiden dördü senin yazdıklarından keyifle bahsediyor..Peki diğer bir kişi rahatsız mı oluyor diyeceksin…Hayır abicim o bir kişiye de biz ulaşamıyoruz……ANLADIN SEN ONU…. Sevgiyle kal,
aziz kardeşim Cem Sakarbalkanıgeçen, kamu oyu önünde uydurmaya utanmıyoruz heralde.. Şayet o sual'i çözebilseydin okulda beraber münakaşa girişiminde bulunmazdık sanırım. şu anda net olarak nasıl cevap verdiğinizi hafızamda canlandıramıyorum ama sinanla ikinizin saçma sapan olan o cevabınıza o sırada kahkaha dolusu gülmüş ve akabinde sualin asıl cevabını bulmuştum.. saygıyla duyurulur =)
pek saygıdeğer arkadaşım Emre KIYICI, sen o soruyu çözmeden önce ben zaten cevabı buLmuştum. dolayısıyla bana bu tip asılsız ithamlarla gelme. yani cevabı senden intial etmiş değilim. kamuoyuna ve sana duyurulur. 🙂

