Ziyaretçi Defteri
" UZUN İNCE BİR YOL..." Merhaba sevgili Arkadaşlarım. Ne de güzel söylemiş, rahmetli büyük Ozan Aşık Veysel; Uzun ince bir yoldayım, gidiyorum gündüz gece. Bilmiyorum ne haldeyim, gidiyorum gündüz gece...Hepimiz gidiyoruz işte, hayatın uzun ince yollarında. Yani cebimizde hüzünlerimiz ve sevinçlerimiz, gidiyoruz hayatın taa ciğerine...Belki hatırlarsınız, size daha önce teknolojiden bahsetmiştim. Galiba bana yetmemiş yazdıklarım. Şimdi ikinci bölüm...Dilerim ben ve sıcaklar, inme indirmeyiz size...Arkadaşlar, dikkat!!! sahip olduğumuz bu teknoloji, kalıcı bir süre duygularımızı ve hayat dengemizi alt üst edebilir...Yıllar önce bir kitap okumuştum. Konusu; Bir insanın makinalara karşı korkusunu anlatıyordu. Diyorki adam; Bir gün gelecek bu makinalar insanlığı ele geçirecek...Aslında fazlada yanılmamış...Hangimizi ele geçirmedi ki, bilgisayar makinası. Hangimizi esir etmedi saatlerce, televizyon makinası.Hangimizi cezbetmedi, şöyle son çıkan bilmemkaç megapiksel telefon makinası...,,,Diyelim gençsiniz ve birinden hoşlandınız. Hemen o,nun cep numarasını bulursunuz arkadaşlardan. Ondan sonrada yapıştırın mesajları, yapıştırın şiirleri, yapıştırın aşka dair en güzel sözleri...Nasıl olsa o,nu yüreğinin bir köşesinden vurma ihtimaliniz oldukça yüksek...,,, Eskiden böyle değildi ama. Yüz yüze konuşmak lazımdı. Ses tonunuzu ayarlıyorsunuz. Söyleyeceklerinizi unutmamaya çalışıyorsunuz, gözleriniz kararıyor ve kan ter içindesiniz, elinizde nasıl tutacağınızı şaşırdığınız bir demet karanfille...Hele birde hafif kekeliyorsanız, vallahi işiniz çok zor...(Abi,,, o günler de kabus gibiymiş be...) Şimdide , ev hanımları...Onlarda son yıllarda bayağı makinalaştı...!Çoğu evde eskiden çok lüks dediğimiz bulaşık makinası, mutfak robotu gibi buna benzer bir çok makina, artık mevcut...Haliyle şöyle düşünüyor insan; eğer teknoloji böyle ilerlerse, ev hanımlarına evde yapacak iş kalmayacak...Belki de bundan 50 yıl sonra, (yıl:2057) bir gün eve geldiğinizde, size kapıyı bir robot açacak ve o metal manyetik sesiyle,,,"hoşgeldin baba"!!! diyecek...(Ev işleri robotu...) Sizde maalesef bundan 57 sene önce, İlhan Şeşen,in söylediği,,,Ellerimde çiçekler, kapında sırılsıklam,,,adlı şarkıyı çoktan unutmuş olacaksınız...Değerli arkadaşlarım, sizler benim teknolojiye karşı olduğumu düşünmüyorsunuz umarım. Ben bu sayede ulaşıyorum sizlere. Teknoloji böyle gelişmeseydi, belki de çoğumuz sessiz sedasız çekip gidecektik bu dünya,dan...Ben sadece şu bakımdan teknolojiye biraz kırgınım. Abi,,,her şeyi yaptılarda, şöyle eczanede satılan ve bir iki ayda posteki gibi şaç çıkaran bir ilaç icat etselerdide, bizde piyasada rahmetli Barış Manço gibi dolaşsaydık, fenamı olurdu...?(Böylece benimde tarama özürlü olduğumu, cümle alem öğrenmiş oldu...) Arkadaşlar,,, hiç hayal edebiliyormusunuz? mesela yıl yine 2057...Ben dükkanda masamda oturmuş, gazetemi okuyor, kahve içiyorum. Ve bir müşteri geliyor, şöyle sesleniyorum ben; Ülen robot Remzi,,,!!! indir ordan abi,ne bi tane 480 silindir kapak contası...!!! Ben bu yıllarda hep 65 kiloyum. Ama o zaman kaç kilo çekeceğimi, siz tahmin edin artık...Canına yandığımın teknolojisi...SEVGİLER ve SAYGILAR...

