Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
Emre KIYICI Emre KIYICI
9 Haziran, 2009 at 11:48
Evet Sebahattin abi söylediklerine noktası ve virgilüne kadar katılmakla beraber eklemek istediğim bazı şeyler de var. Ardından da Zülfü Livaneli konusuna değinelim Özgür abimi de hayatımız da sadece futbol olmadığını göstererek memnun edelim 🙂 Önce insan oğlu ister az gelişmiş isterse de gelişmemiş toplumlarda yaşasın. Tarihi devirlere de bakarsak muhakkak suretle oyalanacak, bir nevi bağlılık duyacak birşeyler bulmuştur. Bu bağlılık sadece dinler ve ideolojilerle sınırlı kalmamış sonsuz sayıda olaylara ve olgulara bağlanmışlardır. Günümüzde futbol olmasaydı eğer yüzde yüz eminimki aynı ilgi ve bağımlılık başka bir kavrama yönelecekti. Sonucunda ise bu kavramlar da insaları oyalama, boş gündemler yaratma ürünü olarak kullanılacaktı. Burada önemli olan futbol denilen kültürü bu tür oyunlara yem etmemektir. Epeydir bir ismini kullanıyorum burada artık insanlarada gına verdik ama bahsetmeden de geçemeyeceğim. Beşiktaş taraftarının da nihai amacı futbolun bu tür oyunlara araç edilmemesidir. Ki hepiniz izliyor ve görüyorsunuz ki o tribünler de güncel hayata ne denli göndermeler yapıldığı, tepkilerin yüksek sesle dile getirildiği yabana atılamaz bir gerçektir. Bu tribünleri çıkarları uğruna da kullananlar var tabi. İnsanın olduğu yerde hiç birşey zaten dört dörtlük yürüyemez. Lafın kısası Futbol sömürgeler için icad edilen bir dal değil zamanla bu yönde kullanılmaya sürüklenen bir spordur. Gelelim Zülfü LİVANELİYE. Livanelinin bu güne kadar kaleme aldığı tüm kitap ve yazıları hemen hemen okumuş biriyimdir. Gerçekten kendisi mükemmel bir sanatçı ve harika bir yazar. Her giriştiği işte büyük başarıları vardır. Belki de yanılıyorumdur bilemem ama nedense "İmamın dediğini yap, yaptığını yapma." sözü geliyor aklıma. Kendisi çok idaelist bir insan gibi görünse de. Sanırım kızını karşıtı olduğu ekonomi sistemlerinin icadı ve kalesi olan yerlerde okutması, kendisinin de bu doğrultuda bir gazete de yazılar yazması, villalarda hayat sürmesi ve Engereğin Gözündeki Kamaşma adlı romanında nedendir bilinmez biraz fazlaca vahşete ve kana yer vermesi insanın aklını bulırıyor tabi. Neyse yine sözün kısası harika bir bestekar, iyi bir yazar ve iyi bir beyfendidir kendisi. Kalın sağlıcakla.
Lütfen bekleyin...