Ziyaretçi Defteri
" AH BU ŞARKILARIN GÖZÜ KÖR OLSUN..." Sevgili Arkadaşlarım. Bu defada sizlere şarkılardan söz etmek geldi içimden. Her ne kadar müzik bilgim olmasada ve nota bilmesemde, futbolcu Sergen,in kulaklarıyla nerdeyse aynı ölçüde olan kulaklarım sayesinde, belki durumu kurtarabiliriz...Derlerya; adam nota bilmez ama çok iyi kulağı var. Bizimkide o hesap...( Umarım haddimi aşmıyorum...) Bildiğiniz gibi insanın şarkılarla tanışması henüz bir kaç aylıkken, büyüklerinin o,na söylediği ninnilerle başlar ve ondan sonrada devam eder gider,,,şarkılar ve türkülerle sarmaş dolaş bir hayat...Tabiiki her insanın müzik zevki farklı olabilir. Kimi pop ve rak müzik dinler. Kimi halk müziği, sanat müziği sever. Bazısı caz veya operadan hoşlanır. Arabesk müziğide dinleyen insanımız çoktur...80 li yıllarda ortalığı kasıp kavurmuştu arabesk şarkılar. O yıllarda Serhad sinemasına, bir Orhan Gencebay veya Ferdi Tayfur filmi geldiği zaman, çok zor bilet bulurdunuz...Galiba insanın sevdiği müzik türünü yaşadığı hayat, çevre, kültür ve ekonomik durum gibi nedenler belirleyebiliyor. Mesela çok zengin bir ailenin iyi eğitimli çocuğu, tutupta durmadan Ferdi Tayfur,dan "Huzurum kalmadı " adlı şarkıyı dinlemez bence... Nedenmi? Çünki para var, huzur var abi...Şimdide başka bir genç adam düşünelim. Dinlediği şarkı hep aynı; "Ben sevdim eller aldı, feleğin işine bak. Gece gündüz dinmiyor, gözümün yaşına bak..." İsterseniz gelin biz bu arkadaşa, Johann Sebastian Bach, tan bir senfoni dinletelimde o,da gitsin kendini Meriç nehrinden aşağı atsın.!!! Valla yaparmı,yapar. ( Bereket bu ara nehirde su çok az...) " Bu şarkılar varya ah bu şarkılar." Sanıyorum bizi en çok gençliğimizde vurdular...Çünki o yıllarda yüreğimizden, herhangi bir guruptan Rh pozitif veya negatif kan gitmekte,,, nası lazımsa...Yani ömrümüzün o en taze çağında çok iyi arkadaşlık ettiler, deli yalnızlığımıza...Ve bizde yelken açıp kaybolduk, bu duygulu şarkılar denizinde... Ama o zaman biz, belki bu şarkılarla dindirdik, kalbimizde aşkın acısını. Belki bu şarkılarla azalttık biraz olsun, gurbetteysek memleket hasretini. Belkide bu şarkılarla avuttuk, unutulmanın o zehirli buğusuyla sızlayan ruhumuzu...Ve bu şarkılar öğretti bize, bu dünya,da yalnızca,,, Aşkın adaletinin olmadığını...Sizlere son olarak her zamanki gibi bir anı. Tanıdığım bir abim, sinirleri çok zayıfladığı için doktora çıkar. Doktor muayene eder ve o,na bir kaç müzik kasedi verir.(Enstrümantal) Derki; bunları her gün bir saat dinleyeceksin, seni sakinleştirecek ve çok iyi gelecek...Sonra şöyle devam etti abim; kardeşim, bir hafta dinledim kasetleri daha fazla tınnadım...Sonra fırlattım kasetleri camdan aşağı. Hemen seslendim hanıma; koy şurdan teybe Müzeyyen Senar,ı ve getir dolaptan benim yeni rakıyı...! Kardeşim, dünya varmış be...,,, Ah benim canım abim, affedersin ama bence sen yanlış yapmışsın.Tedaviye devam etmeliydin. Şimdi bu senin yaptığın, sadece bir lokal anestezi...Bil ki artık ruhun,,, ne kadar içsende eskisi gibi sarhoş olmuyor... "Sevgi ve Saygılarımı sunarım..."

