Ziyaretçi Defteri
Öncelikle İlhan Aydemir Hocama övgü dolu sözleri için teşekkürlerimi sunarım. 24.11.2008 tarihinde bu sayfalarda yazmış olduğum bir yazıda bir takım sorunlardan bahsetmiştim. Hatta yanlış hatırlamıyorsam niçin sık aralıklarla yazı yazamadığımı, yazı yazmayı geçelim daha nelerden feragat ettiğimizi de belirtmiştim. Malum bir iki gün önce amcamın başarı dilekleri içeren mesajından da anlayacağınız üzere bir sınava girdik. 125 adet puan türünün hesaplığı son teknoloji bir eleme sistemi. Kısa adıyla ben buna "Elek" diyorum. Malum bizim ülkemizde paçayı kurtaran susar bir daha da etliye sütlüye karışmaz. Ateş herzaman düştüğü yeri yakmıştır. Yaklaşık olarak 500bin gencimizin girdiği ve bunlardan sadece 80bin kişinin seçileceği teknoloji harikası bir eleme sistemi. Aslında çok kolaydır bu elekten geçmek. Startları belirlenmiş 2B, HB türünden bir kalem alacaksın ve ayağına kadar getirilen küçük kutucukları dolduracaksın ve elekten aşağı düşeceksin. Eleğin içinde kalanlar seni hiç ilgilendirmez. Sen nasıl olsa paçayı kurtarmışsın. Ama bir Allahın kulu da bunun sadece bir kısır döngüden ibaret olduğunu anlayamaz. 500bin kişi de bu sınava varını yoğunu verip çalışsa dahi 420 bin kişi kesinlikle eleğin içinde kalacaktır. Asıl sorun burada başlar. Yaklaşık olarak sayısı her geçtiğimiz sene artan yarım milyon insanı karanlık bir gelecek beklemektedir. Gelecek kaygısı metabolizma faaliyetlerini olumsuz yönde etkilemeye başlar. Kalp atışları hızlanır, gencecik bedenlerde kan basıncı normalin üzerinde seyreder ve yaşlılık dönemimde bir çok ciddi rahatsızlıkların temelini atacak olan çağımızın hastalığı panik bozukluktan kurtulmak neredeyse imkansızlaşır. Duyuşsal yönden ailesine kene gibi yapıştığını düşünen genç bilişsel becerilerini kullanmakta artık yetersiz kalır. Yani İlhan Hocamızın ben ve bizim gibi gençlerde gördüğü ışık artık sönmeye yüz tutmuştur. Biz öyle ya da böyle bir şekilde belki de paçayı kurtaracağız. Ya bizim arkamızdan gelener? Çözümü kolay canım. İşin sırrı küçük yuvarlak kutucuklarda. Kutucuk doldurmaya devam... Fuzuli misali "Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil."

