Ziyaretçi Defteri
"YALAN DÜNYA..."Mutlu günler ve hayırlı ramazanlar,sevgili Arkadaşlar...Sizlere bir kaç haftadır bir şey yazamadım. Düşündümki; Arkadaşlarım biraz kafalarını dinlesinler, gözlerini dinlendirsinler ve serin havaların verdiği huzurla, derin bir sessizliğe dalsınlar...Belki bazı arkadaşlar, "oh be kardeşim,dünya varmış" demiş olabilir. Olsun, tabiiki diyecek saygı duyarım... Yoksa bana kalsa Necmettin hocam hariç, meydanı kimseye bırakmam......Bu gün ben sizlere; şu yalan dünyaya bir kaç kelimede biz edelim bakalım ne olacak , diye başlıyorum. Esasında biz ne desekte dönmeye devam edecek bu dünya.Belki de bize inat hızını arttırarak...Ne kitaplar, ne şiirler, ne şarkılar yazılmıştır dünya üstüne. Nedense hepsi de sitem doludur.Galiba dünya insanın başına yıkılınca, ilham geliyor ve daha iyi beste yapıyor, daha iyi şarkı söylüyor, daha dokunaklı şiir yazıyor, ne bileyim daha müthiş bir eser yaratıyor insan...Orta yaşlılar iyi hatırlar, çok sene önce şöyle seslenmişti Ferdi abi; Durdurun dünyayı...! Ama durmadı işte. Sonra da Orhan baba şöyle dedi; mademki durmuyor öyleyse; Batsın bu dünya...! Yok abi yok. Ne durur, nede batar bu dünya. O kimselere aldırmadan döner, alır gider yıllarımızı ve bizi batırmaya devam eder yerin dibine......Belli bir yaştan sonra başlarızya söylenmeye; ne çabuk geçti o yıllar. Hiç bir şey anlamadık bu hayattan...Sanki daha dün gibi, ayağımızda kısa pantolonla çocukken oynadığımız oyunlar, okulda öğretmenimizi dinlerken, bir taraftan kurduğumuz büyük hayaller...Sanki daha dün gibi, köy düğünlerinde sevdiğimizle göz göze gelmeler. Ve hiç konuşmadan çok şey anlattığımız o bakışlar...( O zamanlar bizim sadece gözlerimiz vardı. Cep telefonlarımız yoktu...Hatta bazı arkadaşların ağzı vardı, dili yoktu...) Yani daha dün gibi, askere veya gurbet ele giderken yüreğimizde kanamaya başlayan hasret sancısı...Hey gidi koca dünya, gam yükümüsün...?...Belki de bu kadar çok kafaya takmamak lazım dünyayı.Yaşayıp gidelim işte. Mesela şu Şair abimiz gibi; "Yalan dünya her şey bomboş. Hancı sarhoş, yolcu sarhoş..." Ama bu abimizinde bu dünyaya nasıl tahammül ettiğini, ikinci mısrada hepimiz anladık sanıyorum...Dünya o kadarda insafsız ve yalan değildir belki de.Bazen mutluluk, neşe ve huzur doludur dünyamız. Keşke hep böyle gitse ama gitmez. Hüzün de vardır bazen, acı da, yalnızlık ta, ağlamak ta...Sanki dünya bize sevinci ve acıyı eşit vermek ister gibi gelir bana...Hepimiz biliriz çok fazla güldüğümüz zaman gözlerimizden yaş geldiğini. Yada bazen aşırı mutluluktan ağladığımızı. Yani sonuç şudur; Yüzde 50 mutluluk, yüzde 50 acı, hemde kdv dahil......Değerli Arkdaşlarım, mademki dünyadayız, tabiiki hayatın her zorluğuna katlanacağız.Yeterki ancak bir defa geldiğimiz bu dünya da güzel işler yapıp, iyi izler bırakalım...Ama iyi izleride iyi insanlar bırakır...Şimdide kötüler bana kızacak ve; kardeşim biz insan değilmiyiz. Bizde iyi kötü bir iz bırakıyoruz ya işte...Abi; bana kalsa sizinle bu dünya da hiç tanışmayalım daha iyi. Siz ya kendinizi sevmiyorsunuz ve geliştirmiyorsunuz veya insanları sevmiyorsunuz, veyahutta sizde imalattan kaynaklanan bir hata mevzubahis, kusura bakmayın...Arkadaşlar birde içinden çıkamadığım iki cümle var. Biri "iyiler daima kazanır... Diğeride "kötülere bir şey olmaz"...Valla ben anlayamadım bu dünya da kim galip?... Şu mübarek ramazan ayında birileri bana, yeter artık be mübarek adam demeden sizlere Neşet usta'nın bir dörtlüğü ile veda ediyorum...Sevgi ve Saygılarımla......"SEVDA OLMASAYDI DA, GÖNÜLE DOLMASAYDI,,,DÜNYA NEYE YARARDI DA GÜZELİ OLMASAYDI...O YAR ZÜLFÜNÜ TARAR DA,GÖNÜL YARİNİ ARAR,,,DÜNYADA SEVMEYENLER DE, AHRETTE NEYE YARAR..."

