Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
Cem SakarbaLkanıgeçen Cem SakarbaLkanıgeçen
2 Kasım, 2008 at 13:40
önceLikLe herkese seLamLar. Bugün ziyaretçi defterimizi bir iddiaya yanıt vermek için meşguL ediyorum. çevremden duyduğum, sessiz fakat derinden yayılan bir iddia bu. insanların ağızları torba olmadığından büzmek mümkün olmadığından, "çekilen fotoğraflarda sürekli olarak belli bir grup insanın yer aldığı ve site içerisinde birtakım insanların kayırıldığı iddiası"na yalnızca terbiyemi bozmadan bu vesile ile cevap verebileceğimi düşündüm. sitenin bazı teknik işlerini bizzat ben üstlenmiş durumdayım. köy ile ilgili yapılan etkinliklerle ilgili eklenmesi gereken fotoğraflar benim tarafımdan slayt haline getirilip sunuLmaktadır. bu fotoğrafları kim çekmişse mail olarak bana yollar ve yanına acilen yükle ibaresini ekler. takdir edersiniz ki gönderilen yüzlerce fotoğrafı tek tek inceleyip benzerlerini çıkartmak, herkes eşit sayıda görünsün diyerek denge politikası izlemek oldukça uzun zaman gerektiren bir iştir. çoğu zaman yalnızca, bazı yana yatık fotoğrafları düzeltip siteye eklenebilecek hale getirmek bile en az yarım saatimi alır. Bu yüzden siteye eklenen fotoğraflarda kim vardır, kime zoom yapılmıştır, kim burnunu karıştırırken kareye girmiştir bilemem. tek bir çalışma için 500ü aşkın fotoğraf ile haşır neşir olmak zorunda kaldığımı bilirim. site ile ilgilenen her insanın kendi hayatına dair bazı mesaileri vardır. iş yaşamı, okul yaşamı ve özel yaşam. site ile ancak boş zaman yaratarak ilgilenebilmekteyiz. bütün günümüzü aylak bir şekilde geçiriyor olup da bu işleri savsaklıyor olsak bu yönde gelen eleştirileri dikkate alıp hatayı üstlenebiliriz. ancak maalesef böyle bir durum söz konusu değil. umarım bu konu buraya kadar anlaşılmıştır. ancak en çok kanıma dokunanı "site yönetimi ve yakın çevresinin kayırılması" iddiasıdır. bu iddiayı ortaya atan arkadaşlara birkaç örnek vermek isterim nacizane. bilindiği üzere bu site ve sitenin oluşumu ardından gelen etkinliklerin hepsi gönüllülük esasına dayalı olarak oluşturulmuştur. bu siteyi kuran üç kişi, sebahattin ermiş, necmettin kıyıcı ve yılmaz fındık özellikle ilk zamanlarında neredeyse bütün özel yaşamlarını sekteye uğratacak derecede zaman ayırmışlardır bu güzel oluşuma. bazı zamanlarda işler yaver gitmemiş ve bazı art niyetli insanların "boş işlerle uğraşıyorlar" şeklindeki mundarlama çabaları da üstüne tuz biber olmuş, yine de bu önemli mirası köyümüze ve köylümüze kazan_dırmışlardır. şimdi efendim denmekte ki, "site yönetimi kendi çevresini ön plana atıyor. onları el üstünde tutarak ayrımcılık yapıyor." bunu iddia eden kişilerin ellerini, eğer bulabilirlerse, vicdanlarına koymalarını rica ediyorum. Bu insanların veya sitenin teknik işlerinde çalışan kişilerin ismi ne zaman önde yer almış? bu siteye en fazla mesai harcayanlardan biri olan dayım, yılmaz fındık, hangi fotoğraf karesinde, hangi haber başlığında, hangi ziyaretçi yorumunda, hangi duyuruda ya da hangi etkinlikte öne çıkmış? çok mu zordu her şeyin altına ismimizi yazmamız? ya da çok mu zordu dostların sürekli ismimizi zikretmesini sağlamak? park için fidan yardımı yapan trakyada birlik ve dayanışma derneğinin bu yardımı yapmasını sağlayan kim peki? annem, fatma fındık. peki hangi satırda ismi var? isminin geçtiği bir yer varsa da hangisinde ön plan_da? ya da dershane ve iş yaşamımın aralarına serpiştirdiğim site ile ilgili çalışmalar. hangisinde adım var? 280 kadar insana, kimse darılmasın diye mesaj atma çabamız. bunun için harcanan bir sürü vakit... hangisini mesele etmişiz şimdiye dek? köyden kamera görüntüsü ile ilgili hazırladığım bir haber başlığında adım var. o da insanlar ulaşabilsin de, sıkıntı var ise giderelim diye. bazılarını giderebildik, bazılarını ise boyumuzu aştığı için gideremedik. ama yine de vaktimizi harcayıp araştırdık. dedik ya, bu iş gönüllülük esasına dayalı diye. gönüllü bir şekilde çalıştık. "burası benim. bunu ben yaptım. sen de kimsin ki fikir ifade ediyorsun?" demedik kimseye. öneriler sunulmasını istedik. ne için? daha iyiyi yakalayabilmek için. ne yazık ki kanserli bir hücre gibi mundarlama duygusu. gitgide yayıldı. kimi "toplantıya beni niye çağırmadınız" diye sitem etti. kimi hiçbir olumlu şey yapmadığı halde "bu kadar boş işle uğraşılmaz" dedi. kimi de "bunlar kendilerini övüyorlar" diyerek cevap verme hakkımızı meşru kıldı. yukarıda yaptıklarımızın bir kısmını anlattım. bunları da "bakın ne kadar özveriliyiz" demek için değil, üretmeden tüketen insanların vicdanlarına hitap edebilmek için yaptım. kimsenin takdir etmesine ihtiyacı da yok bu gönüllülükle işleri yürüten insanların. ünlü filozof diyojenin büyük iskendere sarfettiği tarihi lafı hatırlasınlar yalnızca bu insanlar. "göLge etme başka ihsan istemem." bu tavrımın yanlış anlaşılmamasını temenni ediyorum. 3-5 kişinin iftira atması ve kötüleme çabası yüzünden gönüllülüğümüzden vazgeçecek değiliz. bu sitemim de bütün köy halkını kapsamıyor elbet. üzerine alınması gereken insanlar kendilerini bilebilecek olgunluğa erişmiş kişilerdir umarım. ayrıca büyük bir özveri ile prof. dr. basri çetin parkına maddi ve manevi katkılar sunarak bu önemli mirası bırakan değerli köylülerime teşekkürü bir borç bilirim. katılamadığım, fakat görüntülerinden anladığım kadarıyla son derece görkemli ve budakdoğanca köyünün ve köylüsünün adına yakışır bir açılış töreni olduğu aşikar. sitenin oluşumunda, işleyişinde, düzenlenen etkinliklerin gerçekleşmesinde en ufak bir katkısı olan ve bütün bunlara katılamamasına rağmen gönlüyle köylülerini yalnız bırakmayıp olumlu eleştiriler getiren değerli köylülerimize şükranlarımı sunarım. yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır. sürekli güçlenen bağlarımızın kopmaması dileğimle, sevgiler, saygılar...
Lütfen bekleyin...