Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
Necmettin KIYICI Necmettin KIYICI
8 Eylül, 2008 at 08:05
Ağızına sağlık Faruk kardeşim. Ben bazen çocuklarıma keyfim iyi olduğu zamanlar köydeki çocuklauk anılarını, köydeki yaşantımı anlatıyorum. Bu kaaçiçi hikayesini benden çok dinlediler. Ama kızım bu sözü benim muziplik olsun diye söylediğimi sanıyor, bana inanmıyorudu. Şimdi senin yazını okuyunca kaaçiçi lafını uydurmadığımı öğrenecek. Hatta kaaçiçinin yanına bir de maymunu eklerdi. Kaaçiçi geldi maymuuun diye bağırırdı. bu sözleri seninde belirttiğin gibi çocukların ilgisini çekmek için söylerdi. Gariban bir adamdı.Öldüyse Allah rahmet eylesin. Tabi o zamanlar çocuklarda para nerede. Dediğin gibi yumurtayla simit alırdık. Bizim evin arkasına gelir sepeti ağacın altına koyar dinlenirdi. Bana koş git evden bir dilim yağlı ekmek getir sana simit vericem derdi. Yağlı ekmekle simiti takas yapardık. Güzel günlerdi o günler. Çocuktuk, işmiz gücümüz gece yarısına kadar oyun oynamaktı. Ne test çözmek var, ne dersane var. Şimdi öyle mi ya? Çocuk yarım saat dışarı çıktı mı balkondan sesleniriz. Oğlum-kızım hadi yeter oynadığın, gel testerini çöz. Biliyorsun OKS-SBS ye hazırlanman lazım. Çocuk ta isteksiz bir şekilde evin yolunu tutar. Futbol yok, voleybol yok, folklor yok, bahçede oyun da yok. Ne yapsın bu çocuklar? Çocukluklarını yaşayamadan büyüyüveriyorlar. Bu da ilerleyen yaşlarda onlara bunalım ve uyumsuz biri olarak geri dönüyor. Her tarafımız sınav oldu. Sınavla yatıp sınavla kalkıyoruz. Bir eğitimci olarak bu kadar çok sınavın olmasını doğru bulmuyorum. Tüm Liseler eşit olsun. Anadolu lisesi falan olmasın. Yani liselere sınavla girilmesin. Sadece üniversite sınavı yeterli. Bırakalım çocuklar çocukluklarını yaşasınlar. Sağlıcakla kalın.
Lütfen bekleyin...