Ziyaretçi Defteri
2675 kayıt.
Ben Mehmet Aygun-Istanbul'dan.Sitenizi yerel bir gazeteden ogrendim .Sizleri tebrik ediyorum,guzel ve kapsamli bir site olmus.Hele canli kamera dahada guzel.Emegi gecenlere tesekkurler.Edirne ve trakya koylerinin zamanla hepsinin birer intr.sitesinin olmasi tek dilegim.Tabii ki emek ve para gerektiren isler,birde sureklilik sart. Tekrar sizleri tebrik ediyorum.
Ben Havsa-Yolageldi koyundenim.Benim koyumunde bir sitesi var.Sizleri sitemize gezmeye davet ediyorum,ugrarsaniz sevinirim.
Adres: www.yolageldikoyu.net
www.yolageldikoyu.org
adresinde bulusmak dilegiyle.Saglicakla kalin.
Mehmet Aygun
çok güzel bir site yapmışsınız. yapanların eline sağlık. diğer köylerede örnek olması dileklerimle...
Vatandaş Gazetesindeki reklamınızdan gördüm siteyi ve akrabalarım olması dolayısıyla ve bir Edirne'li olarak girip ziyaret edeyim edeyim dedim. Saten bir çok kezde köye gelmiştim.
Fakat siteniz aşırı yavaş araştırdığıma göre siteniz TürkTicaret.net adresinde host ediliyor ve değişmesi gerekir çünkü aşırı yavaş ve sürekli kesilmeler oluyor. Saten Türkticarette sitesini barındıran bir çok kişi memnun değil...
Bence Edirne'de hatta Türkiye'de bir köyün böyle davranması ve Teknolojiye ayak uydurması çok güzel birşey fakat dediğim sorunlar halolursa eminim site çok daha iyi olacaktır...
Oğuzcan ŞAHİN - Edirne
Web Tasarım ve Yazılım Geliştirme Uzmanı
sevgili MUHTARIM seni yürekten kutluyorum.Çağdaş muhtarlık örneği vermişsin,inşallah diğer muhtarlarada örnek olur ve teknolojinin nimetlerinden yararlanmasını bilmek çok önemli.Kalkınmış ülkeler TARIM DÖNEMİ,SANAYİ DÖNEMİ veBİLİM VE TEKNOLOJİ Dönemini yaşıyarak kalkınmışlardır.Bizlerde hiçolmazssa teknoloji dönemini ATATÜRKÜN SÖZLERİ ile Köyden başlatalım.Tekrar kutluyor ve saygılarımı sunarım. ALAEDDİN ALTINDİŞ CHP. MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYI.
Sayın site yöneticileri;
Emre Kıyıcı'nın da belirttiği gibi köyümüzün sitesine yüce önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK için bir köşe yapılması çok güzel olur.Sitenin girişine eski halinde olduğu gibi bir giriş introsu konmasını ve ne kadar azda olsa yeterli ingilizce bilgisine sahip biri tarafından da ingilizce dilinde de köyümüzün kısa bir tanıtımı yapılması için fikirlerimi sizlere iletmek istedim.
EVET .... ÖZÜR... Sevgili yeğenim Cem haklı... Sitenin yapımının hemen her aşamasını takip etmiş ve özellikle haftanın fıkrası ve haftanın sorusu bölümlerine önemli katkıları olmuştur ve bu katkılarının devam edeceğine eminim... Gücümüze güç katacak, her yaştan dostlarımızın BENDE VARIM bu site için GÖREVE HAZIRIM şeklindeki taleplerinin çoğalmasını diliyoruz.Saygı ve sevgilerimle..
Dayımın arkadaşlarının hemen hepsini tanırım ama Ahmet ağabeyi tanımıyorum. bahsettiği tarihte ben piyasada yoktum malumunuz…Dedem için yazdığı güzel şeylere çok teşekkür ederim..Dedem hala öyle Ahmet ağabey. dayımın arkadaşlarından sonra benim arkadaşlarım, şimdi de Orçun’un arkadaşları Dedemin de çocukları torunları gibi…
Köyümüzün sitesine ilgi gösteren üniversiteli gençlerden bahsederken benden bahsetmemiş sevgili dayım, haftanın sorusu ve haftanın fıkrası bölümlerine katkılarımı unutmuş sanırım. ayrıyetten tasarımı bittiği halde "yazarlarımız" ve "şairlerimiz" bölümlerine de katkıda bulunmaktan onur duyacağım.
HATIRLATIRIM..Selamlar sevgiler….
Ben köy çocuğuyum.Okadar gezdim , o kadar köy gördüm ama şu Budakdoğanca Köyü gibi tatlı köy göremedim.Havasından mıdır suyundan mıdır bilinmez ama bu köy bereketli insanlar yetiştirmiş .Onların bereketi , kalplerindeki zenginlikten geliyor.Hepsi, eskilerin deyimiyle,"gönül ehli" insanlar.Mesela şu bizim Sabri Amca.(Fındık).Onu 1983'te köye yaptığımız bir öğrenci ziyaretinde tanıdım.Böylesine temiz bir insana dünyada çok ender rastlanır.O , çocukla çocuk olmasını bilen dev bir adamdı...Ulu bir çınar gibi bizi bağrına bastı o gün.Ve bizden biri oluverdi .Evet, oğlu Yılmaz çok sevdiğimiz bir dostumuzdu ama babası da en az onun kadar kendini sevdirdi bize o gün.Sevgili arkadaşım Recep KAHRAMAN da bu köyün yetiştirdiği değerli bir insan...
Ama öyle köyler de tanıdım ki dedikodudan,fesatlıktan ,ikiyüzlülükten iyice kararmışlardı.Komşu komşuya düşmandı ve kimse kimsenin iyi olmasını hazmedemiyordu...
Bu yüzden, ben kendimi manevi olarak Budakdoğancalı görüyorum.
Bu güzel köye yürek dolusu selam ve sevgiler...
Ben şu an Sanovel İlaç Fabrikasında satj yapmaktayım.Stajım bitince sizlerle iletişime geçeceğim.herşey için teşekkürler iyi çalışmalar...
ÇOK GÜZEL OLACAK.. Son günlerde üniversitelerde okuyan gencecik pırıl pırıl kardeşlerimizin sitemize ilgileri ve öneri getiren boyuttaki yaklaşımları bizleri fazlasıyla mutlu etmiş ve ayrıca sitemizin geleceği açısından umutlandırmıştır da. Önce Gülis Sağlam kardeşimizin önerisi ardından Emre Kıyıcı kardeşimizin önerisi ve yeni üniversiteli kardeşimiz Eray Kıyıcı’nın bir şekilde olaya dahil olması,her ne kadar siteye yazarak beyan etmese de okulu bitirme telaşı ve KPSS sınav yoğunluğundan sitemize zaman ayıramadığını, bundan sonra daha fazla zamanı olacağını ifade eden yeni öğretmenlerimizden Esra Emir kardeşimizin yaklaşımları bize rahat olun GENÇLER GELİYOR…. Mesajı vermiştir… Mutluyuz ve Umutluyuz... her türlü görüş öneri ve eleştirilerinizi bekliyoruz…Sevgiyle kalın…
abimin belirtmis oldugu kose gercekten gereklidir.Fakat sayin emre kiyiciya sorarim sen neden bu koseyle ilgili herhangi bir calisma yapmiyorsun artik sizde biraz emek verin.. saygilar
Site şu anda dört dörtlük konumda ve her bir yanıda hemen hemen çalışır durumda. Fakat bir eksiğini de burada belirtmek isterim. Madem bu bizim köyümüzün resmi sitesi. Bizim köy de Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlı bir köy olduğuna göre. Ve Türkiye Cumhuriyeti'de Atatürk ilke ve inklaplarına bağlı bir devlet olduğuna göre. Nerede sitemizin bir Gazi Mustafa Kemal köşesi. Gazi dememiş mi "Köylü milletin efendisidir.." diye.. Lütfen sayın yöneticilerimiz Cumhuriyetimize sahip çıkalım...
faruk arabaci yani enistem bir avuc göz yasiyla yine döktürmüs.onun sayesinde köyünüzden (bende ahi köyündenim) bende kendi köyümden haber almis gibi oluyorum.enistemin marifetleri daha bu kadar degil.onuda söylemis olayim.yazilarini bekliyoruz.herkese kolay gelsin.erkan tosun
"BİR AVUÇ GÖZYAŞI..." Merhaba sevgili Arkadaşlarım. Görüldüğü gibi sitemiz, son günlerde çalışmalarına biraz hız vermiş durumda. Faaliyete geçen kamera sistemi ve diğer yenilikler hepimizi sevindiriyor tabiiki...Site yönetimi Arkadaşlarımı, bu olağanüstü çabaları için kutlarım. Bizlerde, onlara her türlü desteği verdiğimiz zaman, gerçek "BUDAKDOĞANCA'LILIK RUHUNUN " yıllarca yaşayacağına inanıyorum... Bugün ben sizlere sitemize yeni eklenen köy nostalji fotoğraflarından bahsedeceğim, affınıza sığınarak. Çoğu yaşıtım olan bu Arkadaşlarımın ve yaşlı, genç köylülerimizin o eski yıllara ait fotoğrafları, herkes kadar banada büyük mutluluk verdi ve duygulandırdı...Yalnız o fatoğrafların bir karesinde dahi benim bulunmayışımın, bana biraz hüzün takviyesi yaptığınıda itiraf etmeliyim. Ama elbette olamazdım o fatoğraflarda. Çünki o zamanlar köyde değildim......Sanki ben çok istemişim gibi, kader bir gün bana; tayinin çıktı dedi...Nereye? Edirne'ye...Yapma be...,,, Kader böyledir işte...İsterse çıkarıverir tayininizi, bazen Edirne'ye, bazen Güney Kore'ye ve bazende Tahtalıköy'e...(Allah korusun...) Şimdi aklıma geldi, geçenlerde bir Arkadaşımla yaptığımız kader muhabbeti. O dediki; Abi, insan kaderini kendi yazar...Ben dedim; Hayır, kader ne derse o olur...Biraz geç oldu ama, sonra anladım Arkadaşımın haklı olduğunu. İnsan isterse aklıyla kendi kaderini yazabilir. Ama duygularıyla,,,bırakın kader yazmayı, bazen adını bile yazamıyor insan......Ben o nostalji fotoğraflarına bakarken, onlarla beraber o yıllara gittim, herkesten habersiz...Gözümde canlandı köyümüzün pırıl pırıl güneşli günleri,
huzur veren serin yaz akşamları, harmanda yaptığımız Beşiktaş-Galatasaray maçları...Ve, yağmurdan sonraki toprak kokusu doldurdu ciğerlerimi,o kadar yıl sonra bir kez daha......Tabiiki bende isterdim, o zamanın düğünlerinde yarım tıraşlı damat Arkadaşımla halay çekmeyi. Bende isterdim, alay arabası önünde oynamayı, sarhoş olup yerlere düşmeyi, yerler çamurda olsa...Bende isterdim, düğün bittiğinde damat Arkadaşımızı odasına uğurlarken, şöyle sırtına iki üç tane yapıştırmayı,,,Allah ne verdiyse...Yani bende isterdim, Arkadaşlarla kuralım çilingir sofrasını göletin karşısına. İçelim, eğlenelim,şarkılar söyleyelim.Mümkünse nara atalım, her ne kadar ben nara atmasını beceremesemde...Şimdiye kadar bir türlü tutturamadım şu nara,nın notasını...(Bende biraz çok şey istiyorum galiba, özür dilerim...) Maalesef hiç biri mümkün olmadı bunların...Kader işte...!!! Ve,,,değerli bir Arkadaşımızın dediği gibi, o fotoğraflardaki insanlar, artık ölümsüz...Geriyede söylenecek başka bir söz kalmıyor aslında......Lakin benim yinede çok temkinli olmam lazım. Eğer bir akşam, biraz hüzünlü ve birazda alkollü geçersem bu fotoğrafların karşısına,,, Engel olamayabilir gözlerim, klavyenin tuşlarının arasından süzülen, bir avuç gözyaşına... "ABİ ,DÜNYA DEDİĞİN NEDİRKİ,,,AHA ŞU BENİM YÜREĞİM KADAR...HAYAT DEDİĞİNSE, NE KADAR GÜLEBİLİYORSAK,,, O KADAR..." Hoşçakalın Arkadaşlar...
Sevgili Öyküm;
Fıkra çok güzel,birde soru göndermişsin sorunu ilerki bir tarihte Haftanın Sorusu bölümünde yayımlamak üzere ziyaretçi defterinde yayamlamadık.Sevgilerimle
TEMEL VE MAYMUN
Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş. Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : "Maymunu iyi besle!"
SİTEYE BİRDE BUGÜN DOĞANLAR KÖŞESİ YAPSAK NASIL OLUR?
ben size hem köye hemde siteye katkı sağlayacak bir öneri getirmek istiyorum.
geçenlerde fenerbahçenin sitesinde gördüğüm bir ekran çok ilgimi çekti.bu sayfa 10x10 pixel çapında kutulardan oluşuyor.herbir kutu uygun bir fiyatla satılıyor. bu kutuları satın alan kişiler ister mesaj,ister resim koyabiliyor. böyle bir sayfa sizde yapabilirsiz. hem herkese kalıcı biryer hemde bütçeye katkı sağlamış olursunuz. (http://www.yuzyillarca.com/index.php?pa=1)
Değerli site yöneticileri;
Kamera sisteminin siteye gömülü olması çok güzel olmuş.Fakat kamera belli aralıklarla çektiği fotoğrafları yayınlamakta.Eski hali yani sürekli yayın neden terk edildi?
teşekkür ederim ismimi listede görmek hoşuma gitti ama ben kartaltepe ilköğretimokulu 2,sınıfa gidiyorum.düzeltmeyi yaparsanız sevinirim.sevgiler.....

