Ziyaretçi Defteri
2675 kayıt.
İki defa yenilen takımın elenmesi usulü tercih edilmeli..her takımın turnuvaya devam şansının olması maçları daha heyecanlı hale getiriyor..Grup maçlarında peş peşe 2 yenilgi alan takımın 3.maça çıkmasını sağlamak zor oluyor..Maça çıkmasını sağlasak bile maça asılmasını beklemek çok mümkün olmuyor..geçmiş turnuvalarda bunu yaşadık...bence Şayet Organizasyon komitesi 2 defa yenilenin elenmesi sistemin teknik olarak uygulayabilirse bu sisitem uygulanmalı..Fahri hemşehrimiz Hayrettin ÖZFİDAN turnuvada yokmuş bunuda üzülerek öğrendim...O yokken o iki defa eleneni takip eden sistemi nasıl uygulayacaksınız bilmiyorum..Ama yapabilirseniz 2 defa yenilen elensin sistemi tercihimdir.
Evet Mehmet Abi..Batak Turnuvalarımızın yaratıcısı ve her turnuvada kulla_ndığımız fikstür programlarını bize sunan Hayri Baba bu turnuvaya maalesef katılamıyor..Her yıl 150 km yol gelerek bu turnuvalarınmıza katlıkmak için özel gayret gösteren belkide bu turnuvaların gelenekselleşmesine sebep olan Hayri baba bu turnuvada aramızda yok ama aramızda olmayışının ÇOK ÖZEL ve ÇOK GÜZEL bir sebebi var..Sebebini daha önce yazmıştım ama önceki sayfada kalmış sanırım..Bi zahmet bu sayfanın altındaki sayfa numaralarından 2 ye tıklayıp okuyabilirsiniz :))))) NOT:Turnuvada 2 defa yenilen takımın elenmesi uygulaması benimde tercihim...ANCAK ya bilgisayar programı hata verirse HAYRİ BABA da yok..İşin İçinden NASIL ÇIKARIZ bilmiyorum :)))
Btak turnovasının YARATICISI Hayrettin ÖZFİDAN ın olmadığı batak organizasyonunun statüsünün şu veye bu olması benim için çok önemli değil. İnşallah bir aksilik yokturda Hayrettin ÖZFİDAN ı aramızda görürüz. 2 Maç sisteminden yanayım.
Değerli dostlar:
az önce olayı hocam Adullah Dalkıran telefonla bildirmişti.Ben de sitemizin giriş bölümündeki güzel yazıları okuyordum .Ajansları kontrol etmeden o iletiyi gönderdim.daha sonra son dakika haberlerinde gördüm ki sevgili kardeşim( Küllü ) Kadir Yıldırım da yaralılar arasında ona da geçmiş olsun diliyorum. Acil şifalar diliyorum.
Değerli dostlar:
Keşanspor futbol takımının geçirmiş olduğu kazada yaşamını yitiren iki kardeşimize Allahtan rahmet diliyorum.Yaralı kardeşlerime de acil şifalar diliyorum.Özellikle kaleci Serkan Erbay ve Öğrencim Gökhan Dönmez kardeşime, Keşanspor camiasına Allah başka acı yaşatmasın diliyorum.
soba üzerinde özellikle "Kar suyunda pişen" mısırı çok özledim ben ya. hatırlayan varmı ya da köyde hala pişiren ? niyazi amcamın eşi fatma yenge pişirirdi soba üzerinde. olsa da yesek :))
Sercan kardeşim...Nam-ı diyar Cesur kardeşim...Cem yeğenim ile benden çekindiğin her halinden belli bunu gizleme gayreti içinde olduğun yazında alenen ortada :))) Ama korkma en azından ilk turda karşılaşmayacağız geçen yıl ilk sekize kalan takımlar seri başı olacağından karşılaşma şansımız yok eğer siz ilk 8 e kalma başarısı göstermişseniz:))))) www.budakdoganca.com sitemizin kayıtları esas alınacak elbette....Ayrıca daha grup mu yapalım yoksa geçen yıl olduğu gibi 2 defa yenilen takımın eleneceği eleminasyon sistmi mi yapalım karar vermedik..Bu kararı katılımcı sayısı netleşince vermek istiyoruz..katılımcılarında tercihi hangi yöndedir ziyaretçi defteri aracılığı ile bildirirlerse menun oluruz...Bu arada sizin tayfadan (GENÇLERDEN) sizden başka kayıt olan yok..Buradan gençlerin bu işi önemsemediği,bu geleneğin bizim zorlamamız ile 3-5 yıl daha ancak sürebileceği anlaşılıyor..YANILIYOR OLMAYI ÇOK İSTERİM..
9. gelenekesel batak turnuvasında ve organizasyonunda bizi bir araya getiremesini sağlayan,emeği geçen ve geçecek olan abilerimize kardeşlerimize teşekkürlerimi sunarım öncelikle....
Her sene olduğu gibi tatlı bir rekabetin yaşığı köyümüzün geleneksel batak turnuvasında ilgimi çeken eşleşmeler olmuş ve beni şaşırtmıştır.bunlardan özellikle yılmaz abi ve yeğeni cem (SBG) bana göre çantada keklik gibi gözüküyorlar :)) umut edioyrum ki bizimle eşleşmelerinde rahat bir galibiyet alacağımıza inanıyorum eski bir budakdoğanca turnuvası şampiyonu olarak...:D 😀
bunları yazarken yılmaz abinin affına sığınarak yazdığımı bilmesini isterim :D:D.... tabi ki bunlar işin gırgırı, rekabet ortamını bir nebze de olsun attırmak amacıyla yapılmış ufak (bana göre) çaplı sataşmalardır...
9. geleneksel batak turnuvasında herkese bolşanlar diler şeytanlarının bol olması dileğimle...:D
Kıymetli İlhan Aydemir hocam; Öncelikle oğlunuzun doğum gününü kutlar, O na sağlık ve mutluluk dolu uzun bir ömür dilerim.. Hocam; Maalesef ben batak turnuvasına katılamıyorum.Bir defa katılmıştım Reyhan hoca ile.Fakat sayemde ilk guruptan bile çıkamadık.Bu oyunu öğrenmek için Kahvede çok idman yapmak lazım galiba, oysa ben kahveye çok nadir çıkıyorum.İnanın halı saha maçı hariç her gece evdeyim.Alıyorum elime eğitim almadan çaldığım sazı, evdekilerin kulaklarını ve müzik zevklerini köreltiyorum.Yanında iki duble rakı ile hayatın yorgunluğunu atmaya çalışıyorum.Kızıyorlar bana biliyorum, ama ne yapayım , müzik ruhun gıdası olmasaydı tamamdı...:) Sevgili hocam, ben batak turnuvasında yinede köyde olacağım, kayıtları bilgisayara girmek için. Keşke sizinde zamanınız olsa da gelseniz Hocam. Sevgi ve saygılarımla...
köyümüze ilk giren traktör gazlı ferguson az çeker ama çok giderdi cok eskiydi ö dönemler hayel mayel hatırliyorum şimdi ::))))))))
Saygıdeğer İlhan Aydemir hocam, öncelikle oğlunuz Mehmet Fatihin doğum gününü kutlar, yaşamında başarılar dilerim../ Gerçekten 2007 yılının Şubat ayında köyümüzün web sitesine başlayınca köyümüz yaşamımızın bir parçası oldu. Doğup büyüdüğümüz yerlere daha başka nasıl katkı sunabiliriz? düşüncesi bizi değişik projeler üretmeye sevketti. Sayın Muhtarımızın da bu konularda her türlü desteği işimizi kolaylaştırdı. Batak turnuvaları, Dayanışma Yemekleri, Hıdırellez şenlikleri rutin organizasyonlar şekline dönüştü. Bunun yanında köy meydanını güzelleme çalışması ile tüm köylülerimizin 2008 ve 2009 yaz aylarının hafta sonları köyde imece çalışmasıyla geçti. Bu ortamlar köylülerimiz arasında birliği, sevgiyi, dayanışmayı daha da pekiştirdi. Biz kendi adımıza bu işleri zevk alarak yaptık. Herkesin aynı düşünce de olduğunu sanıyorum. Ama tabii ki her şey kendiliğinden olmuyor. Bu organize işleri için bizler gibi her köyden 3-4 kişi çıkmalı diye düşünüyorum. Çünkü birilerinin "hadi" demesi ve yapılacakları insanlara anlatması lazım. Gerisi kolay..Bizler bu işleri şimdiye kadar iyi yaptık, en önemlisi az önce belirttiğim gibi zevk alarak, hobi olarak yaptık. Bu nedenle sizin de belirttiğiniz gibi yaşamımıza renk kattı...Saygılarımla..
Sevgili İlhan Hocam...Öncelikle yazılarınız ile sitemize renk kattığınız ve ziyaretçi defterimizi canlı tuttuğunuz için gönülden teşekkür ediyorum.Ayrıca hemen her babanın yaşadığı duygularla gururlan_dığınız oğlunuz Mehmet Fatih kardeşimizin doğum gününü kutluyor yeni yaşının ona uğur getirmesini temenni ediyorum... Hiç yorulmaz mısınız ? diyorsunuz..aynı soru ile pek çok kez karşılaşıyoruz daha dün Mehmet KIYICI hocamız benzer cümleleri kurmuştu "hakikatten çok zamanınızı alıyor bu site sizin,sizi tebrik ediyorum" diyordu..Bir yan_dan sohbet ederken bir yan_dan belirli aralıklarla cep telefonumu elime alıp Batak Turnuvamızın duyuru SMS lerini gönderiyordum..Gerçekten özelikle ben çok yoğun bir iş temposunda çalışıyorum ama siteye bir haber girmek,ziyaretçi defterine gelen bir yazı var mı diye zaman zaman kontrol etmek beni dinlendiriyor..Batak Ligi demişsiniz 22 Ocak tarihli olan 1 günde bitecek bir organizasyon 2007 den beri düzenli olarak her yıl Sömestr tatilinin ortasındaki Pazar günü köyümüzde düzenlediğimiz bir turnuva ( Bu Yıl aynı tarihte dayanışma gecesi olduğundan turnuva ilk pazar yapılacak).Batak ligini kış aylarında yaklaşık 3 ay süren uzun soluklu bir lig şeklinde Edirne de UZMANIN KAHVEDE (Uzmanın kahve uzun uzun anlatılması gereken ayrı bir konu) düzenliyoruz...( Yazık ki..Şu bahsi geçen iş yoğunluğu sebebi ile Bu yıl düzenleyemedik...Ama Sömestr turnuvasından sora bir ŞAMPİYONLAR ŞAMPİYONASI şeklinde küçük bir lig planlıyoruz)... Bu turnuva için favori adaylarınız arasında adımı göremeyince üzüldüm :)))) ..Bu turnuvalarda 1 şampiyonluk yaşamış ve 3 defa final oyanmış biri olarak...Hele 2008 sömestr turnuvasıydı yanılmıyorsam 2009 da olabilir. Turnuvada Rambo-Ceyhun 1.,Şahin-Ömür ikinci olmuştu...Birini eleme gruplarında diğerini final gruplarında olmak üzere hem şampiyonu hem ikinciyi yendiğimiz halde o turnuvada 3. olmuştuk. Ortağım Hayri baba şöyle demiştim "Fikstürü biz hazırlamasak
Şike var diye şikayetçi olucam"...:))))) .. Yeri gelmişken Bu turnuvada Hayri baba ortağım değil batak camiasında merak konusu olmuş..Hayri baba turnuva gününde baba olmanın keyfini yaşayacak..Artık kızı ilkokula başlayana kadar BATAK EĞİTİMLERİNE ARA VERECEKTİR diye düşünüyorum :)))))..SONUÇ....Batak bahane hocam..maksat köylülerimizle bir arada keyifli vakit geçirmek...Ha..Bu arada benim favorim AVUKATLAR A.Ş.....İdmanlara başlamışlar bile :)))Sevgiler-Selamlar...
Değerli dostlar...
O kadar aktifsiniz ki,sizleri izlerken zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyorum.Hayat bu kadar mı dolu yaşanır?Hayattan komşuluktan yardımlaşmadan bu kadar mı zevk alır insan...Sizler hiç yorulmaz mısınız?
Birbirinize küsmez,kırılmaz mısınız?Sizin hiç kıskançlık duygularınız debreşmez,birbirinizin kuyusunu kazmaz mısınız?Dünyada insan ilişkileri hızla bozulurken değer yargıları çürürken bu da sizin güzelliğiniz.
Sevgili Necmettin;
5 ocak2011de bundan tam bir yıl önce size oğlum Mehmet Fatih Aydemirin doğum gününü kutlamak için şu mesajı göndermiştim.
Sevgili oğlum...
Sayende çok mutlu,çok keyifli,çok gururlu ve onurlu babalık dugusu yaşadım.İçimde ukde,gönlümde eksik,keşke yok...
Bana seni evlat olarak layık gören yüce Tanrıya,bugünlere gelmen için gece gündüz emek veren biricik eşim annene,seni sen yapan davranışları kazanmana katkı yapan tüm öğretmenlerine kocaman bir teşekkür borcum var. TEŞEKKÜR EDİYORUM.Annen kardeşin ve ben doğum gününü kutluyoruz. İyiki doğdun.
Bugünden sonra ömrün uzun olsun.Sağlığın iyi olsun.Yapmaktan bıkıp usanmayacağın bir işin olsun.Sevmekten bıkıp usanmayacağın bir sevgilin olsun. Gözü gözlerinin içine baksın.Değiştirmek istediklerin değişsin. Her hayalin gerçek olsun.Dileklerimin tek birine nazar değmesin.AMİN
Aradan geçen bir yılda dileklerimde en ufak bir değişiklik olmadı. Oğlumun yine doğum gününü sitenizden kutlamak istedim. Ömrüm boyunca da kutlamak ve siz değerli dostlarımla paylaşmak isterim.
Not: Batak liginizin tanıtımını hayatımda hiç oyun oynamamış olmama karşın bizim bütün batakçılara yaptım.İlgi ile izleyeceğiz.Halı saha maçlarında Halil EMİRe güvenmiştim olmadı.Bu turnuvada Mehmet Kurt ve ekürisi favorim.Gönlüm ise Ayhan muhtar ile Faruk Arabacıdan yana haydi hayırlısı...Atı donundan(renginden),avcıyı gözünden,futbolcuyu top sektirmesinden anlarım da batakçıyı neye göre seçtim ben de bilmiyorum, galiba kalbimin sesini dinledim ...Her gününüz güzel olsun...
Merhaba siteniz gerçekten çok güzel Biladım eğitim olarak başarılarınızın devamını dileriz. www.biladim.com sitemize ziyarete sizleride bekleriz.
ilk kez bir köyün muhtarlığından tanıtım maili alıyorum. türkiye deki tüm köy muhtarlarına örnek olsun inşallah. eski bir turizmci olarak sizi kutluyorum. emeklerinize sağlık....
esin yener AMASYA
Değerli Budakdoğanca Site yönetimi,
Komşu ve dost Köyümüz Budakdoğanca halkının ve sizin Yeni yılınızı yürekten kutluyoruz. 2012 yılının sizlere sağlık, mutluluk ve başarı getirmesini diliyoruz.
Yenikadın Muhtarlığı ve Site Yönetimi
KARAMBA KARAMBİTA,,,Sevgili Arkadaşlarım...Önce sizleri bu iki yabancı kelimeyle selamladığım için özür dilerim.Esasen yazacaklarım, birlik beraberlik,sevgi,saygı ve hoşgörü üstüne...Şimdi ben bunları yazcamda, civar köylerden dostlarımız; Birreh kardeşim amma övmüşün köyünü diyecekler...Ama eminimki onlarda bu özelliklere en az bizim kadar sahiptirler.Ve de sayın abilerim, nüfus kağıdımda Budakdoğanca yazdığı için sizlere tutupta Saksağan köyünü anlatamıyorum,,,maalesef...Haydi başlıyoruz, izin verirseniz..."Benim bildiğim en kalabalık zamanlarında 72 hane olan, küçük ama şirin köyümüzün insanı hakikaten cefakardır.Mesela köyün bir angarya işi olduğu zaman,en önde gitmek için can atar.Traktörünü ve beden gücünü harcamaktan çekinmez...Haliyle bunu gören Muhtarımız gururlanır, göğsü kabarır,içindeki coşkuyla gözleri parlar ve dudaklarından dökülüverir o iki kelime,,,Karamba Karambita....."Yıllardır köyümüze, dışardan çapa kazmak için vataşlarımız gelir...Şimdide eski yıllarda, cehennem sıcağı altında bir tarladayız. Çapacıların başında dragaman ve sizde tarla sahibinin oğlu olarak su dağıtmaktasınız...Bir hanımefendi seslenir size su içmek için.Hemen koşar, bir bardak su verirsiniz...Hanımefendi tabiki güzel görünmek için makyaj yapmıştır.Ama nedense o gün fazla kaçmıştır makyajı...Sıcağın altında ,yüzündeki boyalar eriyip karışmış ve yer yer akmaktadır...O suyunu içerken ,göz göze gelir ve siz içinizdeki bulantıyı bastırarak tebessüm edersiniz...Hanımefendi, dudaklarının izi kalmış olan bardağı size uzatırken, birdenbire o iri siyah gözleri büyür,nefesi daralır ve dudaklarından dökülen o iki kelimeye kendide inanamaz,,,Karamba Karambita......"Eski zamanlarda köyümüze Kınacı MUHİTTİN ABİ gelirdi...(Allah rahmet eylesin.) Ve biz Muhittin abi,yi çalgılarla karşılardık... Şaka yaptım arkadaşlar,Muhittin abi çalgıları kendisi getirirdi.Ama bizden rica etse, inanın O,nu kırmazdık...Gelirdi Muhittin abi çalgılarla köyümüze ve başlardı eğlence...Muhittin abi coşar, eğlenir adeta kendinden geçerdi, köylümüzle beraber...Yani Muhittin abi bize,biz O,na hayran, herkes eğlenmekte...Ve birden gözleri dolar Muhittin abi,nin, O,na gösterdiğimiz ilgi ve sevgiden. Sonra muhtemelen, dökülür dudaklarından o iki kelime,,,Karamba Karambita......"Dediğim gibi arkadaşlar, benim bildiğim en kalabalık zamanlarında 72 hane olan küçük ama sevimli köyümüzün, birde futbol takımı vardır,,,yıllarca bir çok başarıya imza atan...Civardaki 300,400 haneli büyük köylerdeki dostlarımız bile takımımızın maçlarını hayranlıkla izlemiş, çoğu zaman bizi destaklemişlerdir...Her hangi bir turnuvada şampiyon olduğumuz zaman, hayrete düşmüşler ve takımımızı alkışlarken , dudaklarından; kendiliğinden düşmüştür o iki kelime,,,Karamba Karambita......Sevgili dostlar bu sefer çok uzun oldu, kusura bakmayınız...Hatırladığım kadarıyla Meksika dilinde, karamba karambita,nın Türkçe karşılığı,,, VAY CANINA...(Kaynak: Tommiks,Teksas,Zagor,Mister No, Vs...)......Hayat,,,hepinize daima tatlı sürprizler yapsın...Sevgilerimle...
Tüh Tüh..
Gitti güzelim konu Vallaha size yeminle tamda biraz nostaljik takılayım.Geçmişi çocukluğumu yazayım dedim.Anılarımın içinden seçmeler yapıyordum ki birde baktım Nesrin Güneş hanımefendi bombayı patlatmış.Kardeşim ne işine geldi senin de nostaljik takıldın benim gibi 55 i mi devirdin yoksa yazacak başka konu mu kalmadı allah aşkına...
Neyse gitti güzelim konu gitti.
Bari karalamalarımı yazayım.Ha Trakya Gezi Rehberini de okumadım. Bu biline
Hey Gidi Benim çocukluğum.
Kısa yazmak, yazabilmek yetenektir.Lastik gibi uzadıkça uzayan cümleler,evelenen gevelenen düşünceler kolay okunmuyor.Çoğu zaman hiç okunmuyor.hele birde böyle konuyu kaptırınca yazmaktan soğuyorum.
Yazmadan da olmuyor.Durulmuyor ki. Benim için yazması zor olsa da deniyorum:
Okuldan dönünce çantamı sundurmaya fırlatır,Burun kısımlarına bez koyarak daha sıkı hale getirdiğim lastik ayakkabılarımı birde alttan dolayarak kınnap ipiyle bağlar sokağa fırlardım.Hava kararana kadar Emrullah Dayının harman yerinde taştan kaleli futbol sahamızda ne şikesiz maçlar yapardık.Kan ter içinde kalmacasına... Hadi teri anladıkta kan kavgadan sanmayın asla kavga etmezdik o kan mücadeleden di.
Doğruluk adına ne öğrendiysem futboldan öğrendim.Ama top hep ters taraftan geldi.
Biri İstanbul üniversitesinde diğeri Kırklareli Anadolu Lisesinde iki oğlum var.
İkisi de çok başarılı ve mutlular kendilerince ama ben onlar adına üzülüyorum.Benim çocukluğum gibi anıları olacak bir çocukluk yaşayamadılar..
Yeni yılınız kutlu olsun.Her gününüz güzel olsun...
ALINTI : Çocukluğumuzun korku labirentlerinin köşe başlarını tutmuş masal kahramanlarıdır inler, cinler, gulyabaniler. Hani o kırk belikli ak bilekli peri kızları, ellerindeki defleri çala çala raksederdi de, bir seraba tutulmuş gibi peşi sıra gelenleri ormanın en kuytusuna götürmez miydi ? Peki ya döneni duymuş muydunuz o orman ? Soğuk kış gecelerinde "Bi masal daha anlat" diye ısrar ısrar üstüne gece yarısı ederdik de, el ayak çekildikten sonra, peçkanın alevinin tavana vuran kızıl ışık oyunları bizi bir türlü uyutmazdı. Pencere önündeki asmanın dallarını nelere benzetirdik de, yorganı kafamıza çekerek hepsinden kurtulacağımızı zannederdik. Ama o çelikten kış akşamlarından birinde (), sofrayı şenlendiren kabak tatlısının nasıl olup da "Bocuk"u evlere yaklaştırmadığına şaşardık en çok. Evin en yaşlısının esrarengiz bir edaya büründürdüğü sesi kulaklarımızda çınlardı. "Bitir bakalım o tatlıyı. Yoksa Bocuk gelecek, hepimizi yiyecek "___________________________________________________________________ ...daha fazlası TRAKYA GEZİ REHBERİ sayfalarında...Keyifli okumalar.
Sevgili İlhan AYDEMİR öğretmenim; Gecikmiş te olsa Doğum Günün Kutlu Olsun..Yazında da belirttiğin gibi önemli olan hayatı dolu yaşamaktır. Senin çok güzel felsefi yazına da belirttiğin gibi hayattan, arkadaşlardan kopmamak, toplum için yararlı güzel şeyleri her zaman yapmaktır. Doğup-büyüdüğümüz, gençliğimizi geçirdiğimiz yerlere sahip çıkmak, bağları koparmamaktır, her ne kadar bazılarına nostalji gibi gelse de...Nice yıllara yüreği sevgi, arkadaşlık ve insancıllıkla dolu sevgili dostum..

