Ziyaretçi Defteri
2675 kayıt.
24 kasım...öğretmenler,yeni nesil sizin eseriniz olacaktır...bu kutsal mesleği seçen başta Necmettin Hocam olmak üzere köyümün tüm öğretmenlerinin günü kutlu olsun.
sayın budakdoğancalılar hepineze sevgi ve saygılarımı sunarım uzun zamır yazamılyorum kusura bakmayın valla ordan kaçtım kendi memleketim de işin daha da yoğununa rastlayınca herkesi unuttum ama birde bana siteden meil ler gelmeyin ce de bende yazamadım özellikle sayın muhtarım san çok kırgınım neyse bu safayı geçelim yeni parkınız hayırlı uğurlu olsun seyretttim ve gördüm fazla köylüleri göremesem de gördüklerim yetti.Bol karlı kışınız hayırlı olsun ürünlerinize benreket getirsin herkese bol bol selamlar
Ece şiir yarışmasında birinci olmuş, Ece Seçilin kızıymış bu gün öğrendim.Seçili görsem pek çoğunuz gibi bende zor tanırım ki Eceyi tanıma ihtimalim hiç yok.Bu site sayesinde pek çok köylümüzü daha yakından tanıma imkanı buluyoruz,sitenin asıl kuruluş amacına doğru emin adımlarla ilerlediğini görmek ne güzel…. Mert Man_dacı nın Satranç,Simay Kahraman ın kompozisyon,Öyküm Yıldız ın Şiir, Çiçek Üzerem ve İzel Yıldız ın Resim ve bu günde Ece nin Şiir yarışmalarında birinci olduklarını, Ezgi Kıyıcı ve Beril Baykal ın 5 yıldır Bale yaptıklarını bu site vasıtası ile öğrendik. OKS ve ÖSS de başarılı olan öğrencilerimizi de hep bu siteden öğrendik daha hangi konularda ne tür başarılara imza atmış daha nice çocuklarımız vardır mutlaka ….Onlarında başarılarını sitemiz aracılığı ile bizlerle paylaşmalarını temenni ediyoruz.Bütün çocuklarımızı tebrik ediyorum.Bu arada sevgili dostum Faruk ARABACI yı (son günlerin moda deyimi ile) TEĞET geçmek olmaz.Sanat sizin ailenin genlerinde var dostum genlerinde…
Ne kadar güzel olur Özkan Abi Baharın ilk günlerinde Gölet te hem piknik yapıp hem çocuklar için bir uçurtma şenliği çok şık olur....BU ARADA BİZİM KÖYDE NE KADAR ÇOK FERDİCİ VARMIŞ YAHU ÖZGÜRDE KATILMIŞ BU FERDİ KERVANINA DAYANIŞMA GECESİNE FERDİ TAYFURUDA MI DAVET ETSEK NE 🙂
Bende bu dağların nesine geldim meleşir kuzular sesine geldim bir garip ölmüşte yasına geldiiiiiiiim geldiiiiiiiiiiiiiiimmmmmmmmmmm emmmmmiiiiiiioğlu yürü be aslan faruk dayım.
Sevgili Öğrencimiz, kardeşimiz Doğukan ÜZEREMi ATATÜRK ile ilgili yazdığı yazısından dolayı kutluyorum. Yazısını Türkçe öğretmenine ve Matematik Öğretmeni Vesile YILDIZa , web sitesinde göstermesini öneririm. Kalemine, yüreğine sağlık Doğukan.
Arkadaşlar bu güne kadar yaptıklarınız için baştan elinize sağlık demeden edemiyorum. Yanlız bence birde küçük Budakdoğanca lılara bir etkinlik yapabilirsek hani hep beraber , örneğin uçurtma şenliği gibi , onlarda köylerinde bir şeyin hazzını duysunlar.
ya bu arada bişiy diycem ben web sitemi biliyorum.ama işte aslında isil arabacının arasında 2 tane üst tire var her seferinde yapıyorum ama olmuyo isil{tire tire ]arabaci... böyle
merhaba site yönetimi sizlere fotoğraflarımızı koyduğunuz için çok teşekkür ederim herkese selamlar...
merhaba site yönetimi.BENİM SİTEM ŞU www.isilarabaci.tr.gg benim sitem bu.BU ARADA BEN ŞİİRİMİ İLETEMEDİM SİZE O KADAR ÜZGÜNÜMKİ.YA AMA NERDEN İLETİYİMKİ BURAYAMI YAZACAĞIM.AMA OLSUN Bİ DAHA BİŞİY OLURSA ONA KESSİNLİKLE VERECEĞİM.BU ARADA PARKTAKİ RESİMLERİMİZZİN BAZILARI RESİM BÖLÜMÜNE KONULABİLİRMİ CEVABINIZI BEKLİYORUM
Sevgili Duygu,Sitemizde yayımlanmasını istediğiniz fotoğraflaranızı
[e-posta gizlendi] adresimize gönderebilirsiniz
site çok güzel ama resim nasıl veriliyor
IŞIL, kendi web sitenin adını tekrar yaz, yanlışlıkla gönderdiğin mail silindi. Selamlar.
Merhaba, herkese sevgi ve saygılarımı sunarım.Ben zaten haddinden fazla zamanınızı alıyorum. O bakımdan sizleri fazla meşgul etmeyeceğim. Bu vesileyle yine sizlerle bir sırrımı paylaşmadan gidemeyeceğim.. Sevgili Ferdi Tayfur,un sesi benim sesime acayip benzemektedir, haberiniz olsun...... "" Bu kadeh senin ŞEREFine emmoğlu,,, O türküyü bir daha çal gene çal...Karşı dağı duman aldı pus aldı,,, Uzun ömrüm yar yolunda kısaldı... Sazına vuran eline kurban,,, ALLAH,INA KURBAN EMMOĞLU...""
Sıkı durun...... Faruk ARABACI biri Ferdi Tayfurdan mı bahsetti diyerek her an çıkıp gelebilir 🙂
bu arada benim sitem bu www.www.isilarabaci.tr.gg girerseniz çok sevinirim.
merhaba yılmaz amca.Babama sevgi ve selamlarını ilettim.Merak etme.Hepimizde güldük yorumuna.Evet babam çok sade insır.Bazen düşünüyorum acaba ben babamın gerçek kızımıyım diye.Yawww ondan büyük insanlar bile buraya yorum yazıyo.Ya aslında bunun zevkle mevkle bi alakası yok.Buraya babamın yorum yazması için ferdi tayfuru{babamın çok sevdiği sanatçı}yıda getirsek yok.Yine yok.Aslında buraya Budakdoğanca köyü halkı yorum yazabiliyor.Ama babam galiba Budakdoğancalı değil.Bu arada ben chat sayfasını buldum.Fakat bunu anasayfaya getirirmisiniz.Neyse ya benim yine çenem dır dır etmeye başladı.Neyse ben kaçar herkese iyi akşamlar.Ya saat erken ama akşam gibi oldu mübarak.Herkesi çok seviyorum muck muck....
necmettin hocam ya biliyorum bu kadar soru soramamdan bıktınız ama ben yine bişiy sorcam.Ya tamam ben Atatürk ile ilgili şiirimi yazdım.Fakat onları size nasıl ileticem.Onları naapçaksınız cevap yazarmısınız
Merhaba Işıl; Babana inat ziyaretçi defterine sık sık yazdığın için sana teşekkür ederiz.Babana inat diyorum çünkü o böyle sanal alemden hoşlanmaz.O İngiliz anahtarının tamir edemeyeceği icatlardan pek hoşlanmaz. :)Sitemizin Chat sayfası var ana sayfada sol tarafta CANLI SOHBET İÇİN TIKLAYINIZ ibaresi var oraya tıklayınca chat sayfasına giriyosun biz o bölümü açmak için çok çaba harcamıştık ama pek fazla ilgi görmedi sen bu işe öncülük et ve arkadaşlarını o sayfada buluştur.Bizim bu siteyi kurmaktaki en önemli amacımız çocuklarımızın birbirini tanımalarını sağlamaktı, yaptığımız çeşitli etkinliklerle bunu başarmaya başladık galiba Park Açılış Töreninde pek çok kişi sizleri yeni tanıyordu.Necmettin Hocanın önerisi ile Anneler Gününde şiir okumak isteyen çocuklarımız yine bir araya gelecek sanırım.Bu ve bunun gibi etkinliklerimiz artacak yarınlarda sizler büyüdüğünüzde hem bu siteye sahip çıkacak ve geliştirecek hem de sizden sonar gelecek nesillere örnek olacaksınız.Şimdi senin görevin sitemizin sohbet bölümünü arkadaşlarına öğretmek olsun..Babana selamlarımı sevgilerimi iletirisin.İngiliz anahtarından hoşlanmayan bu icat ile tanıştır onu artık :)Ayrıca 13 Aralık Gecesi için biletini bir an önce almasını söyle
"" YARIM KALDI ŞARKILAR..."" Merhaba sevgili arkadaşlar. Sizlere daha önce bir yolculuğu anlatmıştım.Fakat yolun sonunu getirememiştim.Bu gün şu yolculuğu tamamlayalım, izin verirseniz...... "Bir anons patlıyor kulaklarımızda. Falanca yerden gelip, filanca yere gitmekte olan otobüs yolcuları. Otobüsünüz hareket etmek üzeredir, lütfen yerlerinizi alınız..." Oysa biz daha yeni yeni kaynaşıp muhabbete başlamıştık arkadaşlarla. Lokantada akşam yemeğinden sonra oturmuş çay içiyoruz. Bizim masada ben, Şumayer Hüseyin, Eşref abi ve dizinde oturan torunu Yiğit. Yan masada bize elma ikram eden İbrahim abi ve eşi...Biz Eşref abiyle birer sigara yakıyoruz. İbrahim abi; _ Arkadaşlar sağlığınıza yazık ediyorsunuz. Bıraksanıza şu mereti...Eşref abi; _Ah be İbrahim, dert bir değilki. Birde alışmışız çok fena... İbrahim abi;_Aga ben 8 sene önce bıraktım.Hastalanınca doktora çıktım. Doktor;_" Beyefendi, sizin ciğerler bayağı dumanlı.Karadeniz bölgesindeki dağlar gibi.Bence hemen sigarayı bırakınız". Dedi...O günden beri çok rahatım sizede tavsiye ederim... Eşref abi torunu yiğit,i süzüyor.Gözlerinden keder dolu bulutlar geçiyor.Alnındaki çizgiler dahada belirginleşiyor. Ve bana;_ Yak be kardeşim bir tane daha. Nasılsa otobüste içmiyoruz...( O zamanlar yasa daha çıkmamış.Bütün kapalı alanlarda sigara içiliyor. Yani içende bir, içmeyende...) Ben; _ İbrahim abi, demek sen ekmek fırınında çalışıyorsun ha. Bence çok şanslısın..._ Yapma ya, niyeki?.. _ Abicim fırından yeni çıkmış, buram buram dumanı tüten,sıcacık ekmek. Birazda zeytin yanına, bence harika...Anons tekrarlıyor ve herkes otobüse biniyor... Yoldayız...Otobüs gece karanlığında dışardaki rüzgarı yara yara ilerliyor. Muavin Zeki bizlere yine izzet-i ikramda bulunuyor. Vakit ilerliyor ve saat 01.00 i gösteriyor. Yolcuların çoğu uyuyorlar.Bende gözlerimi kapatıyorum ama nafile. E onca kahveyi içersen, uyuyamazsın işte böyle...Şoför Kemal abi teybi açıyor hafiften. Ve kasetteki şarkıya eşlik ediyor. Fakat Kemal abi, acayip detone söylüyor şarkıyı. "-Senin canın sağolsun be abi.İstediğin kadar detone ol...Yeterki uyuma....." İstanbul, a girdik, ilerliyoruz. Ve Boğaz köprüsünden geçiyoruz şimdi. Manzara o kadar güzelki. Boğaz,ın sularında yakamoz.Sanki hiç bitmeyecekmiş gibi taa uzaklara uzanan ışıklar şelalesi.Havada uçuşan kuşlar. Ve ince ince İstanbul,un üstüne yağan kar...Abi, şimdi olacaksın Anadolukavağında bir lokantada, Boğaz,a karşı. Ve karşında böyle harikulade bir manzara. Vereceksin garsona siparişi, mesela Karides tava. Bir 70,lik devirsen, sarhoş olmazsın valla...Birden bir anımı hatırladım yine. 2001 yılında İstanbul,a gelmiştik, bir arkadaşımın kardeşine kız istemeye. Arkadaşım Edirne,li olmadığı için fazla tanıdığı yok. Benden rica etti. Abi, hayatımda ilk defa kız istedim. Çok heyecanlı bir iş. Gittik, görüştük, konuştuk ve sıra bana geldi...İstedim... Vermediler... Sonra elimiz boş bindik arabaya Edirne,ye dönmek için.Arabada İstanbul,da yaşayan bekar bir kardeşimiz bana;_ Abi vallahi bu İstanbul,da yaşanmaz. Her günümüz sinir,stres, bunalım. İnanırmısın burada artık, aşık bile olamıyorum... Ben, içimden;_Ah be kardeşim. Önce sen duygularını bir gözden geçir bakalım hepsi yerindemi?.. Yoksa zamana yenildilermi?.. Galiba bazı şeyleri eskisi gibi özleyemiyorsun. Evinizin üstünden geçen martıların sesleri, senin için hiç bir şey ifade etmiyor artık. Elinde bir demet Menekşe ile yağmur altında ıslanmak aptalca geliyor sana... Çabuk sıkılıyorsun...Sabredemiyorsun...Bekleyemiyorsun...Ve büyük bir ihtimalle artık, hayal kurmayıda beceremiyorsun...Çünki, her şey burnunun ucunda. Bence sen,bu güzel İstanbul,u hiç boşuna suçlama......Otobüs ağır ağır terminale giriyor. Muavin Zeki mikrofondan hepimize geçmiş olsun dileklerini iletiyor. Herkesle beraber bende aşağı iniyorum.Arkadaşlarla vedalaşıyoruz. Yiğit,in saçını okşuyorum, O,da bana gülümsüyor...... Burada aradığımı bulamazsam, başka bir şehre gideceğim. Hızla ilerliyorum İstanbul,un sokaklarında. Ve biraz sonra aradığım yeri görüyorum uzaktan..Koskocaman, her yeri camekan olan bir yer...Tufan eczanesi...(O geceki nöbetçi eczane.) İçeri giriyorum, çok kalabalık. Ancak bir saat sonra sıra bana geliyor. Eczacıya reçeteyi uzatıyorum. Okuyor;_" 1. Kilnese şurup...2. 500 mg. Ruzuh kapsül...3. 1000 mg. Kulultum..." Eczacı şaşkın.Bir kağıda bakıyor bir bana. Abi bu reçeteyi sana kim yazdı?. Sen bu ilaçları, Dünya,da bulamazsın. Fakat sabırlı bir insana benziyorsun. Bekle, bakarsın bir gün çıkar... "" SESSİZCE ALIVERDİ, SENİ NİSAN YAĞMURU,,,NE YAPAYIM BEN SENSİZ, NE YAPAYIM GURURU...YARIM KALDI ŞARKILAR, YARIM KALDI UMUTLAR,,,ŞİMDİ HER YER KARANLIK, İŞTE HEPSİ BU KADAR..."""

