Ziyaretçi Defteri

Ziyaretçi defteri için yeni bir kayıt yazın

 
 
 
 
 
 
 
* İle işaretlenmiş alanlar zorunludur.
E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
Kaydınız yalnız biz onu inceledikten sonra ziyaretçi defterinde görüntülenir.
Kayıtları düzenleme, silme veya yayınlamama hakkımız saklıdır.
2675 kayıt.
Faruk ARABACI Faruk ARABACI
7 Eylül, 2008 at 20:29
" CİMDAKİ LİMİTED ŞİRKETİ..." Merhaba değerli arkadaşlar. En sonunda bende geçtiğimiz hafta köyümüzdeki park çalışmalarına katılabildim. Belki uzun yıllardır köyde bu kadar zaman geçirmemiştim... Abi, insan özlüyor doğduğu yeri. Önce derin derin havasını çektim ciğerlerime, sonra çakmak çeşmesinden kana kana su içtim. Şehir hayatı öylesine duman etmişki bizi, oradaki sessizliği dinledim. Tarifsiz bir huzur doldu içime...Ve arkadaşlarımla hemen kaynaşıverdik. Herkes özveriyle çalışmış, park yapımı ilerlemiş. Köylülerim sağolsunlar, beni fazla zorlamadılar.Hafif bir kaç iş verdiler bana. Sizin anlayacağınız avuçlarım su toplamadı, maalesef...Bir saatlik bir öğle yemeği molasından sonra çalışmalar tekrar başladı. Küçüğünden yaşlısına herkes bir şeyler yapmak için didiniyor, güneşin tam tepemizde dikildiği Ağustos sıcağında... Birden Bir ses yankılanıyor taş yolda. Bir hoperlör sesi. " Dondurmacı geldii, dondurma kaymak..." Ses bize doğru yaklaştı ve nerdeyse son model bir arabanın önüne bağladığı bir hoperlörden seslenmeye devam etti bize abimiz. " Haydii dondurmacı geldii..." Hay gözünü sevdiğimin moderen zamanları. Abimiz rahat koltuğunda, bir elinde mikrofon, teybin sesinide açmış hafiften, arabanın klimasıda çalışıyor mutlaka. Ohh bu iş, şahane valla... O an da bambaşka bir ses çınladı kulaklarımda. Ama bu ses nerdeyse 35 sene öncesinden. Ben bizim evin önündeki dut ağacının altına oturmuş, bilyelerimi sayıyorum cam bir kavanozun içine. Yani cimdakilerimi...Ve köyün meydanında yankılanan o bambaşka ses. "Haydee Kaaçiçi geldiii. Kaaçiçiii...Hemen ceplerimi yokluyorum. Şimdi bütün arkadaşlar koşturacak köyün ortasına. Çünki bizim köye simitçi geldi abi, simitçi...Koluna taktığı bir sepetle ağır, ağır yürüyen kaaçiçi,ye yaklaşıyorum. Paramı uzatıp bir simit alıyorum. Kaaçiçi,nin gözleri yorgun. Belki şehirden buraya bir minibüs denk getirdi, ama diğer köylere yürüyerek gidecek muhtemelen...Kaaçiçi orta yaşlarda kendi halinde bir adam. Ekmek parası için köy köy dolaşıp simit satıyor. Fakat şunu bir türlü hatırlayamıyorum. Neden bu adam, simitçi yerine kaaçiçi diye bağırıyordu? Acaba konuşma zorluğumu çekiyordu? Yoksa miniklerin hoşuna gitsin diye, bu ismi kendimi bulmuştu?...Herneyse Kaaçiçi iyi bir insan_dı. Parası olmayana simidi yumurta ile takas yapardı. Bir yumurta, bir simit...Bazı uyanık arkadaşlar; "Abi, bana iki simit vereceksin, çünki benim yumurta çift sarılı, görüyorsunki koskocaman...Fakat Kaaçiçi, bunu asla yemezdi... Kaaçiçi, bir garip adam. Belkide yapayalnız bu dünyada. Ama O da bir insan ve her insan gibi yaşam mücadelesini sürdürecek. Onunda hayalleri ve umutları olacak. O da, iyi günler ileride diye avutacak bazen kendi kendini. Ve belki O da her bahar aşık olacak her insan gibi, kimbilir?...Köy köy dolaşıp simitlerini sattıktan sonra iki göz odalı evine gelecek. Şöyle kuracak çilingir sofrasını güneş batarken. Sonra bir şişe şarap açacak kendine, hayatın efkarını dağıtmak için. Çocukluğuna ve eski güzel günlerin şerefine içecek. Ve dinlenmiş ruhuyla son kadehini, eski bir meyhanenin duvarında okuduğu bir yazıya kaldıracak; " Yalnızım, ve çok mutluyum..." Ve bu böyle sürüp gidecek gittiği yere kadar......Demin cimdakilerimi sayıyordumya, konu dağıldı kaçta kaldığmı unuttum. şimdi baştan sayıyorum.O zamanın bizim için en gözde oyunu idi, cimdaki oynamak. Bir gün bir arkadaşımla ortak olduk. Nerdeyse her gün oynuyoruz ve kazanıyoruz. Yalnız perşembe günleri hiç şansımız tutmuyor.Karar veriyoruz o gün oynamak yok. Bizde o günü yalnızca köy kahvesinde bulunan siyah beyaz televizyondan "Doludizgin" i seyretmekle geçiriyoruz. Tabiiki kahvenin camından, çünki içerde bize yer yok. Dedimya oynuyoruz kazanıyoruz. Hızla büyüyor ortaklığımız. Artık cimdakileri koyacak yer bulamıyoruz. Yani durmadan büyüyor bizim; "Cimdaki limited şirketi..."Bir gün bir baktıkki, biz de büyüyüvermişiz.Sonra dört bir yana saçılıverdi cimdakilerimiz, çocukluğumuzun tozlu yollarında, hayallerimizle beraber...Aradan yıllar geçti ve bir gün benim ortak ODTÜ, yü kazan_dı.(Şimdi hepiniz anladınız, bizim cimdaki şirketinin neden iflas etmediğini...) Bende tuttum Hayat Fakültesine yaptırdım kaydımı... Yine yıllar su gibi akıp geçti ve benim ortak ODTÜden ayrılıp işletme okudu ve okulu bitirip mali müşavir olarak çıkıverdi karşımıza. Peki ya ben? Ben Hayat Fakültesine devam ediyorum hala. Bu sene 30,uncu sınıftayım. Hiç sınıfta kalmadım çok şükür. Fakat benim hocam çok iyi idi. O dünyanın en iyi hocalarından biriydi. izninizle O, nu burada bir kez daha sevgi ve saygıyla anıyorum......"Hayırlı Ramazanlar dilerim..."
Lütfen bekleyin...
ismail tabak ismail tabak
7 Eylül, 2008 at 09:54
bütün budakdoğanca halkına ankaradan selamlar. şua ben ankara il jarma komutanlığına bağlı beytepe jarma özel koruma bölüğünde askerlik vazifemi yapıyorum. park çalışmalarını gördüm ve inşallah ben teskere alana kadar tamamen oturuşur bu işlerde geldiğimde köye gitmek için bir sebep daha doğar. burdan bütün akrabalarıma selamlar.
Lütfen bekleyin...
ALİ PİNAR ALİ PİNAR
6 Eylül, 2008 at 18:59
sayın hocam necmettin kiyıcı vallahi helal olsun size mankenlere taş çıkartıyonuz ne kadar mükemmel pozlar onlar yalnızm sayın muhtarıma da öğretde bazen zamanzıs yakalanıyor ve çok komik çıkıyor. geçenlerde yazdım ama şu mehmet uzman nerelerde bu parkta onun hanımı ve çocuğu oynamayacak mı neden bir kürek sallamıyor gerçekten vefasız bu adam ya ama ben yinede bu parkda çalışan bütün doğancalı lara sayjgılarımı sunuyorum.herkese selm larımı iletiyorum
Lütfen bekleyin...
Fatma FINDIK Fatma FINDIK
5 Eylül, 2008 at 15:02
merhaba, Köyümün ismini unutulmaya yüz tutmuş birlik dayanışma içersinde imece usulü yapılan çalışmalarla yerel basında görmek gurur verici umarım yerel basının gösterdiği hassasiyeti ulusal basında gösterir. Ben tekrar çalışmalara katılan herkezin eline ve yüreğine sağlık diyorum.
Lütfen bekleyin...
sahin ayhan sahin ayhan
3 Eylül, 2008 at 20:53
park alani güzel olmus iyi calismalar ben almanyadan sahin
Lütfen bekleyin...
Yılmaz FINDIK Yılmaz FINDIK
3 Eylül, 2008 at 09:24
DUYGULANMAMAK ELDE DEĞİL, Park çalışmalarımızda tüm köy halkı olarak gösterdiğimiz dayanışma çevremizden çok olumlu tepkiler almakta.Gerek civar köylerdeki dostlarımızdan gerekse iş hayatımızdaki arkadaşlarımızdan önemli ölçüde övgü dolu sözler duymaktayız.Bu çalışmalardaki en büyük pay başta Necmettin hocamız olmak üzere elbette site yönetimine aittir ancak Muhtarımız ve heyetinin park fikrini sahiplenmeleri hem fikren işin arkasında durmaları hem de çalışmalar süresince özveri ile çalışmaları bence gelinen noktanın en önemli boyutudur.Bitmek tükenmek bilmeyen enerjileri ile özveri ile çalışan Ahmet TABAK, Emin EMİR,Orhan SAĞLAM diyerek başlayıp sayacağımız onlarca insan var bunların hepsi güzel…Ama gün geçtikçe çalışmaların içinde gördüğümüz yaşlılarımız bizi asıl duygulıran gelişmeler, Ahmet EMİR taş taşıyor,Basri ERSAÇMIŞ eline çapayı almış topraklaları parçalıyor,Niyazi ERMİŞ,Recep ÜZEREM gün boyu kürekleri ellerinden bırakmadılar.Adil AÇIŞ görebildiğim kadarı ile çalışmaların başından beri hep orada, örnekler çoğaltılabilir bir çoğunu da anmayı atladım muhtemelen, ama hadisenin en önemli boyutu Bir tarafta 7-8 yaşlarındaki Ulaş ile Barışın taş taşıması bir tarafta 80 li yaşlarda olduğunu tahmin ettiğim Ahmet EMİRin taş taşıması.. Bu parkta 7 den 77 ye herkesin emeği var diyebilecek olmak köyümüz için ne kadar özel bir durumdur..varın buna siz karar verin.
Lütfen bekleyin...
emine kramizrak emine kramizrak
2 Eylül, 2008 at 14:42
saygi değer köylülerimin ramazan ayini kutlar hayirli olmasini dilerim.yapmis olduğunuz calismalardan dolayi emeği gecen hekesi ayri ayri tebrik ederim.saygilarimla
Lütfen bekleyin...
irem emir irem emir
2 Eylül, 2008 at 13:01
????? işareti her kimse park çaLışamsına hetrkes katıLsn demeyi biLioyor ama kendisi katıLıyor mu acaba? bizim köyümüzde gizLilik oLmaz isim yazacaksan yaz....
Lütfen bekleyin...
???? ???? ???? ????
1 Eylül, 2008 at 14:50
Daha Güzel Bir Doğanca için El Ele verelim Park Çalışmalarına Herkesin Katılmasını diliyorum.......
Lütfen bekleyin...
gürkan yeşilyurt gürkan yeşilyurt
1 Eylül, 2008 at 09:24
ben tüm köyü ve köylülerimi çok seviyorum her zaman bizim köyümüzün diğer köylerden bir adım ileride olmasını diliyorum şuan köyde yapılan yenilikler sayesinde geleceğimiz kurtuluyor herkesi yaptıklarından dolayı tebrik ederim.
Lütfen bekleyin...
ali pinar ali pinar
31 Ağustos, 2008 at 09:42
Sayın site yönetimi bende herkes gibi ayrıldım ordan ama yine de kalbim sizinle bunu tüm Budakdoğanca lılar biliyor. yalnız tek bir önerim olacak tabiki bu sizce mümkün olursa kamerayı diyorum da güzel bir yere konsa mesala şuan canlı yayında park çalışmasın da ve park alanı ne şekilde görülmüyor kimlerin çalıştığını net olarak göremiyoruz sizce bu mümkün se bu olaya el atarsanız daha da hasret gidermiş olacağım.TÜM DOĞANCALILARA BU ÇALIŞMALARINDAN DOLAYI TEŞEKKÜR EDERİM. SAYGILAR. SAYIN MUHTARIM EL AT ARTIK BU İŞE SEN BEN SENDEN ÇOK ŞEY BEKLİYORUM BAK SEÇİM ZAMANI GELİYOR. ÇALIŞMALARI HIZLIR BAKALIM İSTERSEN SANA BURDAN BEN OY TOPLUYAYIM SAYGILAR
Lütfen bekleyin...
ilhan Aydemir ilhan Aydemir
30 Ağustos, 2008 at 21:52
Bugün 30 Ağustos ZaferBayramının 86. yıldönümü. Anıtkabirde Atatürkü sevenleri gösterdi televizyonlar akşam haberlerinde.Bazılarına mikrofon uzattılar duygularını söylesinler diye.Duygulan dım.Eğer bana mikrofon uzatılsaydı ben Atatürkü sevmeyenlere duygularımı söylerdim içimden geldiğince dilimden döküldüğünce.. Özellikle de Fatma FINDIK kardeşimizin yazısını okuduktan sonra; Atatürkü sevmeyenler Üsteğmen Kara Fatmanın 700 erkek,43 kadından oluşan bir birliğin komutanlığına Atatürk tarafından atanmış olduğunu, 1938de Atanın ölümünde Tahran gazetesinde yayınlanan bir şiirde Allah bir ülkeye yardım etmek isterse,onun elinden tutmak isterse başına Mustafa Kemal gibi bir lider getirir denildiğini 1996 da Haiti cumhurbaşkanının vasiyetinde, mezar taşına yazılmasını istediği metinde "Bütün ömrüm boyunca Türkiyenin lideri Mustafa Kemal Atatürkü anlamış ve uygulamış olmaktan dolayı mutlu öldüm". yazdığını, Bir röportajda Birleşmiş milletlere üye olmayı düşünüyormusunuz? diye sorulduğunda, Şartlarımızı koyarız,kabullerine bağlı.Biz müracaat etmeyiz üye olmak için, davet gelirse düşünürüz dediğini ve bunun üzerine BM yasasının değiştirildiğini ve üyeliğe davet edilen ilk ülkenin Türkiye Cumhuriyeti olduğunu Norveçcede Atatürk gibi olmak diye bir deyim olduğunu, Bu listenin çok daha uzayıp gidebilecek örneklerle dolu olduğunu BİLİYOR MUSUNUZ? Bilmezsiniz çünkü size öğretilenler bunlar değil ki... YABANCI HAYRANI KIZLARIMIZA Atatürkü sevmez,nefret edermiş, Humeyni hayranı kızımız bizim. Özgürlük yerine kuma istermiş, Bunları da gördü gözümüz bizim. Tarihi bilmiyor fikir veriyor, İngiliz ipine umut seriyor. Saçma sapan savla sinir geriyor, Öfkeden kızardı yüzümüz bizim. Bunlar böyle fikri nereden bulur? Hangi kitap, hangi hocadan alır? Bu kadar cehalet tahsille olur, Ne oldu eğitim tezimiz bizim? Ulus bilinci yok, ümmet kafalı, Aklı başkalaşmış türban takalı. Bitleri kanlanmış AB çıkalı, Beyninden silinmiş izimiz bizim. Kızım kendine gel,sabrı sınama, Düşmanı övüp,Kemalizmi kınama. Laik sistem ile kumar oynama, Çağdaş adalettir kozumuz bizim. Biz bu cehaleti kökten yıkarız, İstersek Samsuna yine çıkarız. Bulur meşaleyi tekrar yakarız, 30 Ağustoslarda gizli közümüz bizim.
Lütfen bekleyin...
hamza güven hamza güven
30 Ağustos, 2008 at 11:01
Merhaba bir arkadas araciligi ile stenizi gordum koyde hala imecenin devam ediyor olmasi cok guzel emeginize saglik
Lütfen bekleyin...
servet çınar servet çınar
30 Ağustos, 2008 at 09:49
Sevgili budak doğanca lılar, park yapımında göstermiş olduğunuz dayanışma tüm övgülere layık. Gerçekten imrenilecek bir çalışma göstermişsiniz. Emeği geçen herkesi kutlarım. Abilerin abisi Yaşar EMİR abimide foğtoraflarda bir ara çeşmenin yalağında yüzerken gördüm gibi geldi.. Acaba kendisiymidi ? O ise, abime sevgi ve selamlar..
Lütfen bekleyin...
fatma fındık fatma fındık
30 Ağustos, 2008 at 08:03
selam, uzun süredir siteden park çalışmalarını ilgiyle izliyor ve çok mutlu oluyorum bir şeyin gerçekten istendiğinde birlik ve dayanışma ile başarılacağını bizlere bir kez daha gösterdiniz emeği geçen herkese teşekkürler.bu güzel çabanız dilerim basındada yer alır ve başkalarınada örnek olarak dalga dalga yayılır göstermiş olduğunuz dayanışma örneği bana NAZIM HİKMETin bir şiirini hatırlattı sizlerle paylaşmak istedim umarım beğenilir DAVET. .. Dörtnala gelip Uzak Asyadan Akdenize bir kısrak başı gibi uzanan Bu memleket bizim Bilekler kan içinde, dişler kenetli ayaklar çıplak Ve ipek bir halıya benzeyen toprak Bu cehennem, bu cennet bizim Kapansın el kapıları bir daha açılmasın yok edin insanın insana kulluğunu Bu davet bizim Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür Ve bir orman gibi kardeşçesine Bu hasret bizim NAZIM HİKMET
Lütfen bekleyin...
RECEP PAŞA RECEP PAŞA
29 Ağustos, 2008 at 09:29
Merhaba internet sitenizi büyük bir beğeni ile takip ediyorum.Çeşitli etkinlikler düzenleyerek köylüleriniz arasındaki bağın kopmamasını sağlama çabalarınız özel takdir hak ediyor.Son günlerdeki park projenizi de ilgi ile takip ettim.Parkınıza değerli hocam Prof. Dr.Basri ÇETİNin adını vereceğinizi öğrenince çok duygulan_dım.Basri hoca çok değerli bir bilim adamı eşsiz bir insan_dı.Böyle değerli bir insanın adını yaşatmak adına yaptığınız iş çok duyarlı çok anlamlı bir davranış.Başta köy muhtarınız olmak üzere bu park projesine emeği geçen tüm Budakdoğancalıları kutlarım.Recep PAŞA Elektrik Mühendisi
Lütfen bekleyin...
osman kıyıcı osman kıyıcı
29 Ağustos, 2008 at 01:37
Budakdoğanca Köyü Gençliğine....... İrem Emir Efe Emir(4 yaşında), Ulaş Kıyıcı (7 yaşında), Mehmet Uludoğan, Mustafa Vatan , Akın Vatan ,Orkun Vatan, Cem Sakarbalkangeçen, Ozan Deniz Kıyıcı, Çağıl Şahin , Orçun Fındık, Şafak Yeşilyurt Kapıkuleden sonra 7 km hala sizi bekliyor.........
Lütfen bekleyin...
osman kıyıcı osman kıyıcı
29 Ağustos, 2008 at 00:02
Çakmak çeşmesinden su içtin, Hasan ağa gölünde yüzdün, Kule altında kızak kaydın, Taş yolda dizini yardın, Kocakoruda film çektin, Kırçeşmede yapağı yıkadın, Merada mantar topladın , Ama GÜZEL KARDEŞİM SEN NEREDESİN?
Lütfen bekleyin...
ilhan Aydemir ilhan Aydemir
28 Ağustos, 2008 at 21:02
TOPLUMSAL YAŞAMA BİLİNCİNİN NERESİNDEYİZ? Sevgili Dostlarım Önceki yazımda iki mesajım vardı.Biri gerçekten değerli muhtarımızaydı o aldı.Asıl mesajım yerel basınaydı. Önce basından başlayalım.Gazeteler hiçbir zaman normal ve güzel haber yazmıyor.Ön sayfaya uçuk ve şok bir haber, arka sayfaya çıplak bir bayan,iç sayfaları da tecavüz,gasp,cinayet,yolsuzluk,hırsızlık,intihar haberleriyle doldurup günümüzü karartıyorlar. Spor sayfaları yalan yanlış ve yanlı haberlerle dolu. Teknik ,teorik ve uygulama örnekli hiç bir bilgi yok. Medya ayrı bir alem garip saçma sapan yayınlar,hele aptal diziler Hiçbir dizide düşünce,araştırma,iş yapma,kendini yetiştirme adına bir eylem göremezsiniz. Zaten insanlarımız günde beş saat bu aptal kutusunu seyrediyorlar.İki saat ta cep telefonlarıyla konuşuyorlar.Başka bir iş yaptıkları yok. Bu arada birileri de malı götürüyor haberleri yok. Sonuç olarak siz doğruyu yapıyorsunuz.Mutlaka birileri bu yapılanları görecektir. Çünkü bu ülke bakar körler ülkesi değil.Bakın benim gönül gözüm sizi Kırklarelinden görüyor.Belki yarın İstanbul , öbür gün Ankara daha sonraki gün Kars görecek bu güzel dayanışmayı Hoşçakalın ama hep yardımlaşın.
Lütfen bekleyin...
Ayhan KIYICI Ayhan KIYICI
26 Ağustos, 2008 at 18:30
Sayın İlhan Aydemir hocam, övgü dolu sözlerin için çok teşekkür ederim. Yazılarınızla bizi onurlan dırıyor, yüreklendiriyorunuz. Biz heyet olarak seçimle iş başına geldik. Geliş amacımız köyümüze hizmet etmekti. Biz köyümüze hizmet etmeyi bir amaç edindik kendimize. Zaten yapımızda sosyalite de var geçmişten gelen, onun için rahat duramıyoruz. Mutlaka köyümüze birşeyler yapmanın, üretmenin telaşı içindeyiz. Sağolsun köylülerimiz de bizi her konuda sonsuz destekliyorlar. Bunun sonucunda da ortaya güzel şeyler çıkıyor. Ağbimden öğrendim Prof.Dr.Basri ÇETİN hocanın öğrencisiymişsiniz. Parkın açılışına sizi de davet edeceğiz. Gelirseniz bizi onurlan dırmış olursunuz. Saygılarımla Ayhan KIYICI Budakdoğanca Köyü Muhtarı
Lütfen bekleyin...